Kredi Derecelendirme
Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetinin Kapsamı
SPK’nın Seri: VIII, No: 51 Tebliği çerçevesinde sermaye piyasasında derecelendirme faaliyetinin kapsamı, kredi derecelendirmesi ile kurumsal yönetim derecelendirmesi arasındaki ayrım, derecelendirmenin ihtiyari veya zorunlu olabildiği durumlar ve talebe bağlı olmayan derecelendirme uygulamaları sınav odaklı ve ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Konu İçeriği
Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetinin Kapsamı
Sermaye piyasasında derecelendirme faaliyeti, yalnızca borçluların kredi riskini ölçen dar bir alan değildir. Türk sermaye piyasası mevzuatı içinde derecelendirme faaliyeti daha geniş bir çerçevede tanımlanmıştır. Bu çerçeve, Sermaye Piyasası Kurulu’nun Seri: VIII, No: 51 sayılı “Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyeti ve Derecelendirme Kuruluşlarına İlişkin Esaslar Tebliği” ile düzenlenmiştir.
Bu bölümde, derecelendirme faaliyetinin hangi alanları kapsadığı, kredi derecelendirmesi ile kurumsal yönetim derecelendirmesinin neden ayrı faaliyet alanları olduğu, derecelendirmenin hangi hallerde ihtiyari ve hangi hallerde zorunlu olabileceği ve talebe bağlı olmayan derecelendirme uygulamalarının nasıl işlediği açıklanmaktadır.
1) Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetinin Genel Çerçevesi
Türk sermaye piyasasında derecelendirme faaliyeti, kredi derecelendirmesi ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum derecelendirmesi faaliyetlerini kapsar. Başka bir ifadeyle sermaye piyasasında derecelendirme dendiğinde, yalnızca işletmelerin veya borçlanma araçlarının geri ödeme gücüne ilişkin not verilmesi anlaşılmaz; aynı zamanda işletmelerin kurumsal yönetim ilkelerine uyum düzeylerinin değerlendirilmesi de bu kapsam içindedir.
Bu ayrım sınav açısından çok önemlidir. Çünkü mevzuat, derecelendirme faaliyetini iki ana kola ayırmakta ve her birini ayrı faaliyet alanı olarak ele almaktadır. Bu nedenle “sermaye piyasasında derecelendirme faaliyeti” ifadesi, yalnızca kredi derecelendirmesini ifade eden dar bir kavram değildir.
Sermaye piyasasında derecelendirme faaliyeti = kredi derecelendirmesi + kurumsal yönetim ilkelerine uyum derecelendirmesi
2) Kredi Derecelendirmesi
Kredi derecelendirmesi, işletmelerin risk durumlarının ve ödeyebilirliklerinin veya borçluluğu temsil eden sermaye piyasası araçlarının anapara, faiz ve benzeri yükümlülüklerinin vadelerinde karşılanabilirliğinin, derecelendirme kuruluşları tarafından bağımsız, tarafsız ve adil olarak değerlendirilmesi ve sınıflandırılması faaliyetidir.
Burada odak noktası kredi riski ve geri ödeme gücüdür. Yani kredi derecelendirmesi, borçlunun mali yükümlülüklerini zamanında yerine getirebilme kapasitesine ilişkin bağımsız bir görüş ortaya koyar. Bu nedenle tahvil, bono ve benzeri borçluluğu temsil eden araçlar açısından özel önem taşır.
Kredi derecelendirmesi; işletmenin risk durumu ve ödeyebilirliği ile borçlanma araçlarının yükümlülüklerinin karşılanabilirliğinin değerlendirilmesidir.
3) Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi
Kurumsal yönetim ilkelerine uyum derecelendirmesi ise, işletmelerin Kurulca yayımlanan Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne uyumlarının derecelendirme kuruluşları tarafından bağımsız, tarafsız ve adil olarak değerlendirilmesi ve sınıflandırılması faaliyetidir.
Bu alan kredi derecelendirmesinden farklıdır. Çünkü burada odak, borçlunun geri ödeme gücü değil, işletmenin kurumsal yönetim yapısının niteliğidir. Pay sahipleri, kamuyu aydınlatma ve şeffaflık, menfaat sahipleri ve yönetim kurulu gibi başlıklar bu derecelendirme faaliyetinin temel inceleme alanlarını oluşturur.
Kurumsal yönetim derecelendirmesinde, bir bütün olarak tüm ilkelere uyum ile ana bölümler itibarıyla ayrı ayrı not verilir. Notlama sistemi 1 ile 10 arasındadır.
4) İki Faaliyet Alanının Ayrı Niteliği
Mevzuat, kredi derecelendirmesi ile kurumsal yönetim derecelendirmesini ayrı faaliyet alanları olarak düzenlemiştir. Bu ayrım yalnızca teorik değildir; yetkilendirme ve organizasyon yapısı bakımından da sonuç doğurur.
Derecelendirme kuruluşları, kredi derecelendirme ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum derecelendirmesi faaliyetleri için ayrı ayrı yetkilendirilir. Aynı kuruluş, gerekli koşulları sağlaması ve ayrı bir organizasyon yapılanmasına gitmesi halinde her iki faaliyeti de yürütebilir.
Bu durum, iki faaliyet alanının amaç, yöntem ve uzmanlık bakımından birbirinden ayrıldığını gösterir. Dolayısıyla sınavda bu iki alanın karıştırılmaması gerekir.
Kredi derecelendirme ve kurumsal yönetim derecelendirmesi için ayrı yetkilendirme esastır.
5) Derecelendirmenin İhtiyari Olması
Tebliğ çerçevesinde işletmelerce derecelendirme yaptırılması esas olarak ihtiyaridir. Yani kural olarak her işletmenin mutlaka derecelendirme yaptırma zorunluluğu yoktur. İşletme, ihtiyaç duyması halinde kendi talebiyle derecelendirme sürecine girebilir.
Bu yaklaşım, piyasada derecelendirmenin genel olarak gönüllülük esasına dayandığını gösterir. Ancak bu ihtiyarilik mutlak değildir. Mevzuat bazı durumlarda Kurulun gerekli görmesi halinde derecelendirme yaptırılmasını zorunlu tutabileceğini de kabul etmiştir.
Derecelendirme kural olarak ihtiyaridir;
ancak Kurul gerekli görürse zorunlu da tutulabilir.
6) Derecelendirmenin Zorunlu Tutulabildiği Haller
Mevzuatın açık kabulüne göre, işletmelerce derecelendirme yaptırılması ihtiyari olmakla birlikte, Kurul tarafından gerekli görülen durumlarda derecelendirme yaptırılması zorunlu tutulabilir.
Bu düzenleme, sermaye piyasasında yatırımcı korunması, piyasa güveni ve şeffaflık bakımından önemlidir. Çünkü bazı ihraçlar, bazı kurumlar veya bazı piyasa koşulları açısından bağımsız derecelendirme görüşünün alınması yatırımcıların korunması için gerekli görülebilir.
Dolayısıyla sınav bakımından temel ilke şu şekilde kurulmalıdır: derecelendirme zorunlu değil, esas itibarıyla ihtiyaridir; fakat Kurul belirli hallerde bu süreci mecburi hale getirebilir.
7) Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme
Sermaye piyasasında derecelendirme faaliyetinin önemli yönlerinden biri de, derecelendirme kuruluşlarının işletmelerin talepleri olmaksızın da derecelendirme yapabilmesidir. Buna talebe bağlı olmayan derecelendirme denir.
Bu sistemde derecelendirme kuruluşu, işletmenin resmi talebi olmasa bile derecelendirme çalışması yapabilir. Ancak bu tür çalışmalarda kamuya açıklama yapılmadan önce ilgili işletmeye bilgi verilmesi zorunludur. İşletmenin, çalışmada esas alınan bilgilere ilişkin değerlendirmeleri de titizlikle dikkate alınır.
Bu yönüyle talebe bağlı olmayan derecelendirme, piyasada bağımsız bilgi üretiminin sadece müşteri talebine bağlı kalmadan da mümkün olduğunu gösterir.
Derecelendirme kuruluşu, işletmenin talebi olmadan da derecelendirme yapabilir.
8) Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirmede Süreklilik ve Gözden Geçirme
Talebe bağlı olmayan derecelendirme yapıldığında, bu çalışmanın Tebliğde belirlenen ilke, usul ve esaslara uygun olarak ilgili işletmenin birbirini izleyen üç hesap dönemi süresince devam ettirilmesi gerekir.
Ayrıca verilen derecelendirme notu, en fazla altı aylık dönemler itibarıyla gözden geçirilerek kamuya açıklanır. Bu düzenleme, talebe bağlı olmayan derecelendirme faaliyetinin rastgele ve tek seferlik bir açıklamadan ibaret olmadığını gösterir.
Burada amaç, piyasanın güncel ve süreklilik arz eden bilgiyle desteklenmesidir. Not verildikten sonra izleme ve güncelleme yükümlülüğü devam eder.
9) Ücret ve Menfaatlerin Kamuya Açıklanması
Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerde, müşteriden veya diğer kişi, kurum ve kuruluşlardan sağlanan ya da sağlanması öngörülen ücret ve benzeri menfaatlerin derecelendirme notu ile birlikte kamuya açıklanması zorunludur.
Bu düzenleme, derecelendirme faaliyetinin şeffaflığı ve bağımsızlığının korunması bakımından önem taşır. Çünkü piyasa katılımcılarının, derecelendirme sürecine eşlik eden menfaat ilişkilerini de görebilmesi gerekir.
Böylece yatırımcılar yalnızca derecelendirme sonucunu değil, bu sonucun oluştuğu çerçeveye ilişkin önemli unsurları da değerlendirebilir.
Final Özet
- Sermaye piyasasında derecelendirme faaliyeti kredi derecelendirmesi ve kurumsal yönetim derecelendirmesini kapsar.
- Kredi derecelendirmesi ile kurumsal yönetim derecelendirmesi ayrı faaliyet alanlarıdır.
- Bu iki faaliyet için ayrı yetkilendirme esastır.
- Derecelendirme kural olarak ihtiyaridir.
- Kurul gerekli görürse derecelendirme zorunlu tutulabilir.
- Derecelendirme kuruluşları işletmenin talebi olmadan da derecelendirme yapabilir.
- Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerde işletmeye önceden bilgi verilmesi gerekir.
- Bu tür derecelendirmelerde süreç üç hesap dönemi boyunca sürdürülür ve not en fazla altı aylık dönemlerle gözden geçirilir.
- Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerde ücret ve benzeri menfaatlerin açıklanması zorunludur.
Öğrenim Hedefleri
- Sermaye piyasasında derecelendirme faaliyetinin kapsamını öğrenmek
- Kredi derecelendirmesi ile kurumsal yönetim derecelendirmesi arasındaki farkı kavramak
- Derecelendirme faaliyetlerinin ayrı yetkilendirmeye tabi olduğunu öğrenmek
- Derecelendirmenin ihtiyari ve zorunlu olabildiği halleri ayırt edebilmek
- Talebe bağlı olmayan derecelendirme mantığını öğrenmek
- Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerde süreklilik, gözden geçirme ve açıklama yükümlülüklerini kavramak
Önemli Notlar
EZBER: Sermaye piyasasında derecelendirme faaliyeti kredi derecelendirmesi ve kurumsal yönetim derecelendirmesini kapsar.
EZBER: Kredi derecelendirmesi ile kurumsal yönetim derecelendirmesi ayrı faaliyet alanlarıdır.
EZBER: Derecelendirme kural olarak ihtiyaridir.
EZBER: Kurul gerekli görürse derecelendirme yaptırılması zorunlu tutulabilir.
EZBER: Derecelendirme kuruluşları işletmelerin talepleri olmaksızın da derecelendirme yapabilir.
EZBER: Talebe bağlı olmayan derecelendirmede not en fazla 6 aylık dönemlerle gözden geçirilir.
Bu Konudaki Tüm Sorular
Aşağıda, ilgili konuya ait veritabanında kayıtlı tüm aktif sorular listelenmektedir.