Ana Sayfa / SPL / Ticaret Hukuku / Ticaret Şirketlerinin Ortak Özellikleri
Ders Kodu: 1010 · Konu 2/9

Ticaret Hukuku

Ticaret Şirketlerinin Ortak Özellikleri

Ticaret şirketlerinin ortak özellikleri; tüzel kişilik, hak ehliyeti, sınırlı sayı ilkesi, ultra vires ilkesinin kaldırılması ve şirketlerin temel hukukî karakteri çerçevesinde sınav odaklı ve ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

SPL Ticaret Hukuku Ticaret Hukuku Konu 2 30 soru
Toplam Konu
9
Bu Konudaki Sorular
30
Ders Toplam Soru Havuzu
270
Sayfa Gezinimi
Konu 2 / 9

Konu İçeriği

Ticaret Şirketlerinin Ortak Özellikleri

Ticaret şirketleri farklı türlere ayrılmakla birlikte, hepsinin ortak bazı temel hukukî özellikleri vardır. Bu ortak özellikler, ticaret şirketleri hukukunun iskeletini oluşturur. Kollektif şirketten anonim şirkete, limited şirketten kooperatife kadar tüm şirket türlerini aynı hukuk ailesi içinde değerlendirmemizi sağlayan ortak yapı taşları burada ortaya çıkar. Bu nedenle bu bölüm, yalnızca teorik bir açıklama alanı değil; aynı zamanda sonraki tüm şirketler hukuku başlıklarının üzerinde yükseldiği temel zemindir.

1) Ortak Özellikler Neden Önemlidir?

Ticaret şirketleri arasında ciddi farklar vardır. Örneğin kollektif şirket ile anonim şirket arasında hem sorumluluk rejimi hem de organizasyon yapısı bakımından önemli ayrımlar bulunur. Buna rağmen bu şirketlerin hepsi, Türk Ticaret Kanunu içinde aynı ana başlık altında “ticaret şirketi” olarak kabul edilir. Bunun sebebi, bu şirketlerin bazı ortak hukukî özellikleri paylaşmasıdır.

Bu ortak özellikler sayesinde şirketlerin hukuk düzenindeki yeri belirlenir. Şirketin kişi olup olmadığı, hangi hakları kullanabileceği, ortaklardan ne ölçüde bağımsız olduğu, hangi şirket türlerinin kurulabileceği ve şirketlerin faaliyet alanı dışında yaptıkları işlemlerin nasıl değerlendirileceği hep bu bölümün konusudur.

SPL sınavı açısından bu konu çok önemlidir. Çünkü sorular yalnızca tek tek şirket türleri üzerinden gelmez; bazen “ticaret şirketlerinin ortak özelliği” tarzında genel mantık soruları da gelir. Bu nedenle bu bölüm ezber değil, mantık kurma bölümüdür.

Akılda Kalsın:
Ortak özellikler, bütün ticaret şirketlerini aynı hukukî çerçevede bir araya getiren temel ilkelerdir.

2) Tüzel Kişilik

Ticaret şirketlerinin en temel ortak özelliği, tamamının tüzel kişiliğe sahip olmasıdır. Bu husus, ticaret şirketlerini özellikle adi ortaklıktan ayıran en önemli farklardan biridir. Tüzel kişilik, şirketin ortaklarından bağımsız bir hukuk süjesi olarak kabul edilmesi anlamına gelir.

Başka bir ifadeyle şirket, ortakların toplamından ibaret basit bir topluluk değildir. Hukuk düzeni şirketi, kendine ait malvarlığı bulunan, borç altına girebilen, hak sahibi olabilen ve dava açıp dava edilebilen bağımsız bir varlık olarak kabul eder. Bu durum şirketin ekonomik ve hukukî yaşamda istikrar kazanmasını sağlar.

Tüzel kişiliğin en önemli sonuçlarından biri malvarlığı ayrılığıdır. Şirketin malvarlığı ile ortakların kişisel malvarlığı birbirinden ayrılır. Örneğin şirket adına alınan bir taşınmazın maliki ortaklar değil, şirket tüzel kişiliğidir. Aynı şekilde şirketin alacaklısı da doğrudan doğruya şirketten talepte bulunur; her durumda ortaklardan talepte bulunmaz.

Tüzel kişilik ayrıca şirketin kendi ticaret unvanına sahip olmasını da sağlar. Şirket kendi unvanı altında işlem yapar, sözleşme kurar, dava açar ve hukukî işlem tarafı olur. Böylece ticari faaliyetin devamlılığı yalnızca ortakların kişisel varlığına bağlı kalmaz.

Örnek:
XYZ Ltd. Şti. bir araç satın aldığında araç ortakların değil, şirketin aktifine girer.
Şirkete karşı açılan dava da ortaklara değil, şirkete yöneltilir.

3) Tüzel Kişiliğin Hukukî Sonuçları

Tüzel kişiliğin varlığı yalnızca teorik bir tanım değildir; önemli hukukî sonuçlar doğurur. Sınavlarda çoğu zaman “aşağıdakilerden hangisi tüzel kişiliğin sonucudur?” şeklinde sorular gelebilir.

  • Şirket kendi adına hak sahibi olabilir.
  • Şirket kendi adına borç altına girebilir.
  • Şirketin ortaklardan ayrı bir malvarlığı bulunur.
  • Şirket dava açabilir ve aleyhine dava açılabilir.
  • Şirket ticaret unvanı taşıyabilir.
  • Şirketin ortaklarından ayrı ehliyeti ve tabiiyeti söz konusu olabilir.

Bu sonuçlar sayesinde şirketler, ekonomik yaşamda bireylerden bağımsız biçimde faaliyet gösterebilir. Bu bağımsızlık, özellikle sermaye piyasasında yatırımcı güveni açısından çok önemlidir. Çünkü yatırımcı veya alacaklı karşısında muhatap olan şey kişisel ilişkiler ağı değil, belirli kurallara bağlı tüzel kişi haline gelir.

Sınav Notu:
Adi ortaklıkta tüzel kişilik yoktur; ticaret şirketlerinde vardır.

4) Şirketlerin Temel Hukukî Karakteri

Ticaret şirketleri, hukuk düzeni içinde “hak süjesi” olarak yer alır. Bu ifade, onların yalnızca ekonomik organizasyon değil, hukukî bakımdan da tanınan bağımsız yapılar olduğunu gösterir. Yani şirketler, kişiler gibi hak ve borç sahibi olabilen yapılardır.

Elbette şirketler gerçek kişi değildir. Bu nedenle yaş, cinsiyet, hısımlık gibi insan olmaya özgü haklar ve nitelikler şirketler için söz konusu olmaz. Ancak bunların dışında kalan, malvarlığına, sözleşmeye, mülkiyete, alacağa, borca ve dava ehliyetine ilişkin hemen her alanda şirketler hukuk düzeni içinde bağımsız birer aktör olarak kabul edilir.

Bu durumun pratik anlamı şudur: şirketler hayatın akışı içinde ortaklardan bağımsız şekilde işlem yapabilen, ekonomik karar alabilen, malvarlığı edinebilen ve sorumluluk üstlenebilen kurumsal yapılardır. Özellikle anonim şirketler bakımından bu kurumsallık çok daha belirgin hale gelir.

5) Sınırlı Sayı İlkesi (Numerus Clausus)

Ticaret şirketlerinin ortak özelliklerinden biri de sınırlı sayı ilkesine bağlı olmalarıdır. Kanun, hangi yapıların ticaret şirketi sayılacağını açıkça belirlemiştir. Buna göre kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler ticaret şirketidir. Bu sayım kapalı bir sayımdır.

Bu ilkenin anlamı şudur: kişiler, kanunda düzenlenmemiş yeni bir ticaret şirketi tipi oluşturamaz. Ayrıca mevcut şirket türlerinin karakteristik özelliklerini serbestçe karıştırarak farklı bir ticaret şirketi modeli de yaratamazlar. Yani “kanunda yok ama biz buna yeni bir şirket tipi diyelim” yaklaşımı ticaret şirketleri hukukunda geçerli değildir.

Sınırlı sayı ilkesinin kabul edilmesinin arkasında hukuk güvenliği düşüncesi vardır. Alacaklılar, yatırımcılar, ortaklar ve kamu otoriteleri hangi şirket türünün hangi sonuçları doğurduğunu önceden bilmelidir. Eğer şirket tipleri serbestçe üretilebilseydi, piyasa aktörleri için ciddi belirsizlik doğardı.

Tuzak:
Taraflar sözleşme özgürlüğüne dayanarak yeni bir ticaret şirketi türü yaratamaz.

6) Sınırlı Sayı İlkesinin Sonuçları

Sınırlı sayı ilkesi yalnızca teorik bir ilke değildir; somut sonuçları vardır. Öncelikle, kurulan bir ortaklık yapısı kanunda belirtilen ticaret şirketlerinden birine girmiyorsa, bu yapı genellikle ticaret şirketi olarak değil, başka bir ortaklık biçimi olarak değerlendirilir.

En tipik sonuç, ayırt edici nitelikleri taşımayan yapıların adi ortaklık olarak değerlendirilmesidir. Dolayısıyla her ortaklık ticaret şirketi değildir. Ticaret şirketi olabilmek için kanunda belirlenen tiplerden birine açıkça uymak gerekir.

İkinci önemli sonuç ise hukukî rejimin önceden bilinebilir olmasıdır. Bir şirketin kollektif mi, limited mi, anonim mi olduğu baştan bilinirse; sorumluluk rejimi, organ yapısı, karar alma usulleri ve alacaklıların korunma düzeyi de buna göre öngörülebilir hale gelir.

Ezber:
Sınırlı sayı ilkesi = ticaret şirketi türleri kanunda kapalı şekilde sayılmıştır.

7) Hak Ehliyeti

Hak ehliyeti, bir kişinin ya da tüzel kişinin haklardan yararlanabilmesi ve borç altına girebilmesi anlamına gelir. Ticaret şirketleri de tüzel kişi olarak hak ehliyetine sahiptir. Bu nedenle mülkiyet hakkı kazanabilir, sözleşme yapabilir, alacaklı veya borçlu olabilir.

Türk Medeni Kanunu çerçevesinde tüzel kişiler, insanlara özgü olanlar dışında kalan bütün haklardan yararlanabilir ve borç üstlenebilir. Ticaret şirketleri bakımından da esas kural budur. Yani yaş, cinsiyet, evlenme gibi doğrudan insan olma niteliğine bağlı haklar dışında; ekonomik ve malvarlığına ilişkin haklar şirketler için mümkündür.

Bu nedenle bir şirketin taşınmaz sahibi olması, alacak hakkı edinmesi, lisans sözleşmesi yapması, bankadan kredi kullanması veya dava açması mümkündür. Bunların tümü hak ehliyetinin yansımalarıdır.

8) Hak Ehliyetinin İşletme Konusu ile Sınırlı Olmaması

Eski ticaret hukuku anlayışında şirketlerin hak ehliyeti daha dar yorumlanmaktaydı. Şirketin esas sözleşmesinde yazılı işletme konusu dışında yaptığı işlemler, ultra vires anlayışı nedeniyle problemli sayılabiliyordu. Yeni sistemde ise şirketlerin hak ehliyeti bu şekilde daraltılmış değildir.

Bu değişiklik, ticari hayatın ihtiyaçlarından doğmuştur. Modern ekonomide şirketlerin işlem hacmi büyümüş, faaliyet alanları çeşitlenmiş ve katı konu sınırlamasının ticari akışı gereksiz yere zorlaştırdığı görülmüştür. Bu nedenle kanun koyucu şirketlerin hak ehliyetini daha geniş kabul etmiştir.

Bu noktada sınav açısından çok önemli ifade şudur: ticaret şirketlerinin hak ehliyeti, işletme konusu ile sınırlı değildir. Yani şirket, esas sözleşmesinde yazılı faaliyet alanının dışına taşan bir işlem yaptığında, sırf bu nedenle otomatik olarak “yok hükmünde” kabul edilmez.

Çok Sorulan Bilgi:
Şirketin hak ehliyeti geniştir; işletme konusu ile katı biçimde sınırlı değildir.

9) Ultra Vires İlkesi Nedir?

Ultra vires, eski sistemde şirketlerin yalnızca esas sözleşmelerinde belirlenen işletme konusu çerçevesinde hak ehliyetine sahip olduğu anlayışını ifade eder. Buna göre işletme konusu dışında yapılan işlemler, şirket bakımından geçersizlik tartışması doğurabilirdi. Bu teori, özellikle şirketlerin üçüncü kişilerle yaptığı işlemler bakımından sert sonuçlar yaratıyordu.

Örneğin esas sözleşmesinde yalnızca tekstil üretimi yazan bir şirketin farklı bir alanda işlem yapması, eski yaklaşımda işletme konusu dışında sayılabilir ve bu işlem şirketi bağlamayabilirdi. Bu durum da ticaret hayatında önemli güven sorunları yaratmaktaydı.

Çünkü üçüncü kişilerin her işlem öncesinde şirketin esas sözleşmesini ayrıntılı biçimde incelemesi beklenemez. Bu yüzden ultra vires teorisi ticari hayatın akışkanlığına uygun bulunmamış ve zaman içinde terk edilmiştir.

10) Ultra Vires İlkesinin Kaldırılması

Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ultra vires ilkesi terk edilmiştir. Bu değişiklik, şirketlerin hukuki ehliyetini genişletmiş ve ticari işlem güvenliğini artırmıştır. Artık şirketin işletme konusu dışında yaptığı işlemler, sırf bu nedenle otomatik olarak geçersiz kabul edilmez.

Ancak burada çok ince bir sınav ayrımı vardır: ultra vires kaldırılmıştır demek, işletme konusu artık tamamen önemsizdir demek değildir. Şirket esas sözleşmesinde işletme konusu yine yer alır. Bu işletme konusu özellikle temsil yetkisinin değerlendirilmesinde, iç ilişkilerde ve bazı uyuşmazlıklarda önem taşımaya devam eder.

Dolayısıyla doğru cümle şudur: işletme konusu tamamen yok olmamıştır; fakat hak ehliyetini sınırlayan katı bir sınır olmaktan çıkmıştır.

Sınav Tuzak Noktası:
“Ultra vires kaldırıldı” demek, “işletme konusu artık esas sözleşmede yer almaz” demek değildir.

11) Üçüncü Kişiler Bakımından Sonuç

Ultra vires ilkesinin kaldırılmasının en önemli sonuçlarından biri üçüncü kişilerin korunmasıdır. Şirketle işlem yapan üçüncü kişi, her seferinde şirketin faaliyet konusu içinde kalıp kalmadığını araştırmak zorunda değildir. Kanun, ticari işlemlerde güvenliği ve istikrarı artırmak istemiştir.

Bu nedenle şirketi temsil etmeye yetkili kişilerin, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de kural olarak şirketi bağlayabilir. Ancak üçüncü kişinin kötü niyetli olduğu, yani işlemin işletme konusu dışında olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği ispat edilirse, farklı değerlendirmeler gündeme gelebilir.

Buradaki mantık şudur: iyi niyetli üçüncü kişi korunur, kötü niyetli üçüncü kişi ise bu korumadan yararlanamaz. Bu yaklaşım ticari işlem güvenliğini korurken dürüstlük kuralını da gözetir.

Örnek:
Şirket temsilcisi şirket adına bir sözleşme yapmışsa, işlem kural olarak şirketi bağlar.
Üçüncü kişinin açık kötü niyeti ispat edilirse koruma zayıflayabilir.

12) İşletme Konusu Hâlâ Neden Önemlidir?

Ultra vires kaldırılmış olsa da işletme konusu şirketler hukuku bakımından tamamen işlevsiz hale gelmemiştir. Esas sözleşmede işletme konusunun yer alması gerekir. Bu konu, şirketin ne amaçla kurulduğunu, hangi ticari faaliyetleri esas aldığını ve organizasyon mantığını göstermeye devam eder.

Ayrıca işletme konusu iç ilişkiler bakımından da önem taşır. Yönetim organlarının veya temsilcilerin görevlerini hangi çerçevede yürüttüğünü belirlemede, şirket içi yetki denetiminde ve bazı sorumluluk tartışmalarında işletme konusu dikkate alınabilir.

Bu yüzden sınavda “işletme konusu tamamen önemini yitirmiştir” şeklindeki ifadeler genellikle yanlıştır. Doğru yaklaşım, işletme konusunun hak ehliyetini sınırlayan katı bir sınır olmaktan çıktığını, fakat hukukî değerlendirmede hâlâ rol oynadığını kabul etmektir.

13) Şirketlerin Ortak Hukukî Çerçevesi

Ticaret şirketlerinin ortak özellikleri bir araya getirildiğinde şu genel tablo ortaya çıkar: Bu şirketler kanunda öngörülmüş kapalı tipler içinde kurulurlar, tüzel kişilik taşırlar, hak ehliyetine sahiptirler ve ekonomik hayatta ortaklardan bağımsız kurumsal yapılar olarak faaliyet gösterirler. Bu çerçeve, ticaret şirketlerini sıradan sözleşmesel birlikteliklerden ayırır.

Özellikle şirketlerin ayrı malvarlığına sahip olması, ticari hayat içinde sürekli faaliyeti mümkün kılar. Ortak değişse bile şirket varlığını sürdürebilir. Bu da şirketin bireylerden daha uzun ömürlü, kurumsal bir ekonomik aktör haline gelmesini sağlar.

Tam da bu nedenle şirketler hukukunda şirketin yalnızca ortakların toplamı olmadığı, kendine özgü hukukî bir organizasyon olduğu kabul edilir.

14) Uygulama Açısından Önemi

Bu bölümde yer alan ortak özellikler, uygulamada birçok farklı uyuşmazlığın çözümünü etkiler. Bir taşınmazın kime ait olduğunun belirlenmesi, bir sözleşmenin şirketi bağlayıp bağlamadığı, üçüncü kişinin korunup korunmayacağı, şirket türünün doğru saptanması ve ortakların sorumluluk rejimi gibi pek çok mesele, bu ortak ilkeler üzerinden değerlendirilir.

Bu nedenle bu konuyu iyi kavrayan biri, sadece bu başlığa ait soruları değil, anonim şirketler, temsil, pay sahipliği, organlar ve sorumluluk gibi sonraki bölümleri de çok daha rahat çözer. Çünkü birçok ayrıntı sorusunun cevabı, aslında burada kurulan temel mantığa dayanır.

Kısa Özet Mantığı:
Tüzel kişilik + hak ehliyeti + sınırlı sayı ilkesi + ultra viresin kaldırılması = ticaret şirketlerinin ortak hukukî çekirdeği

15) Sınav İçin En Kritik Bilgiler

  • Ticaret şirketlerinin tamamı tüzel kişiliğe sahiptir.
  • Adi ortaklık tüzel kişiliğe sahip değildir.
  • Ticaret şirketleri sınırlı sayı ilkesine tabidir.
  • Kanunda sayılmayan yeni bir ticaret şirketi türü kurulamaz.
  • Şirketlerin hak ehliyeti işletme konusu ile sınırlı değildir.
  • Ultra vires ilkesi kaldırılmıştır.
  • İşletme konusu yine esas sözleşmede yer alır ve tamamen önemsiz değildir.
  • İyi niyetli üçüncü kişiler korunur.
  • Ticaret şirketleri ortaklardan ayrı malvarlığına sahip olabilir.
  • Şirketler hukuk düzeninde bağımsız hak süjesi niteliği taşır.

Final Özet

Ticaret şirketlerinin ortak özellikleri, şirketler hukukunun omurgasını oluşturur. Bu şirketlerin tamamı tüzel kişiliğe sahiptir ve bu sayede ortaklardan bağımsız hak sahibi olabilir, borç altına girebilir, malvarlığı edinebilir ve dava ehliyetine sahip olabilir. Ticaret şirketleri sınırlı sayı ilkesine tabidir; dolayısıyla kanunda öngörülmeyen yeni bir ticaret şirketi türü yaratılamaz. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ultra vires ilkesi kaldırılmış, böylece şirketlerin hak ehliyeti işletme konusu ile dar biçimde sınırlandırılmamıştır. Bununla birlikte işletme konusu tamamen önemsiz hale gelmemiştir; esas sözleşmede yer almaya ve bazı hukukî değerlendirmelerde rol oynamaya devam eder. Bu başlık iyi kavrandığında, ticaret şirketleri hukukunun geri kalan bölümleri çok daha sağlam anlaşılır.

Öğrenim Hedefleri

  • Ticaret şirketlerinin ortak özelliklerini kavramak
  • Tüzel kişiliğin anlamını ve sonuçlarını öğrenmek
  • Hak ehliyeti kavramını şirketler bakımından açıklayabilmek
  • Sınırlı sayı ilkesinin anlamını ve sonuçlarını anlayabilmek
  • Ultra vires ilkesinin ne olduğunu ve neden kaldırıldığını öğrenmek
  • İşletme konusunun günümüzdeki hukukî işlevini kavramak
  • Şirketlerin ortaklardan bağımsız hukukî karakterini değerlendirebilmek
  • İyi niyetli üçüncü kişilerin korunması mantığını anlayabilmek

Önemli Notlar

EZBER: Ticaret şirketlerinin tamamı tüzel kişiliğe sahiptir.

EZBER: Adi ortaklık tüzel kişiliğe sahip değildir.

EZBER: Ticaret şirketleri sınırlı sayı ilkesine tabidir.

EZBER: Ultra vires ilkesi kaldırılmıştır.

EZBER: Şirketlerin hak ehliyeti işletme konusu ile katı biçimde sınırlı değildir.

EZBER: İşletme konusu yine esas sözleşmede yer alır ve önemini tamamen yitirmez.

Bu Konudaki Tüm Sorular

Aşağıda, ilgili konuya ait veritabanında kayıtlı tüm aktif sorular listelenmektedir.

Soru 1
KOLAY ID: 6578

Ticaret şirketlerinin ortak özelliklerinden en temel olanı aşağıdakilerden hangisidir?

Ticaret şirketlerinin en temel ortak özelliği tüzel kişiliğe sahip olmalarıdır.
Soru 2
KOLAY ID: 6579

Aşağıdakilerden hangisi ticaret şirketlerini adi ortaklıktan ayıran en önemli farklardan biridir?

Adi ortaklıkta tüzel kişilik yoktur; ticaret şirketlerinde vardır.
Soru 3
KOLAY ID: 6580

Tüzel kişilik aşağıdakilerden hangisini sağlar?

Tüzel kişilik, şirketin bağımsız bir hukuk süjesi olması sonucunu doğurur.
Soru 4
KOLAY ID: 6581

Tüzel kişilik sonucu aşağıdakilerden hangisi mümkündür?

Tüzel kişilik sonucu şirket kendi adına mal edinebilir ve borç altına girebilir.
Soru 5
ORTA ID: 6582

Aşağıdakilerden hangisi tüzel kişiliğin sonuçlarından biri değildir?

Şirketler insanlara özgü kişisel hakların tamamına sahip olamaz; ancak malvarlığı haklarına sahip olabilir.
Soru 6
KOLAY ID: 6583

Aşağıdakilerden hangisi sınırlı sayı ilkesini ifade eder?

Sınırlı sayı ilkesi, şirket türlerinin kanunda kapalı biçimde düzenlenmesi anlamına gelir.
Soru 7
KOLAY ID: 6584

Sınırlı sayı ilkesinin sonucu olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Kanunda sayılmayan yeni bir ticaret şirketi türü oluşturulamaz.
Soru 8
ORTA ID: 6585

Aşağıdakilerden hangisi sınırlı sayı ilkesinin amaçlarından biridir?

Sınırlı sayı ilkesi hukukî güvenlik ve öngörülebilirlik sağlar.
Soru 9
KOLAY ID: 6586

Hak ehliyeti neyi ifade eder?

Hak ehliyeti, hak sahibi olabilme ve borç üstlenebilme yeteneğidir.
Soru 10
ORTA ID: 6587

Ticaret şirketlerinin hak ehliyeti bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Ticaret şirketleri, insanlara özgü olmayan haklardan yararlanabilir ve borç üstlenebilir.
Soru 11
ORTA ID: 6588

Ultra vires ilkesi esas olarak neyi ifade eder?

Ultra vires, şirketin hak ehliyetinin işletme konusu ile sınırlı olduğu eski anlayıştır.
Soru 12
KOLAY ID: 6589

Yeni Türk Ticaret Kanunu bakımından ultra vires ilkesi için hangi ifade doğrudur?

Yeni TTK ile ultra vires ilkesi kaldırılmıştır.
Soru 13
ORTA ID: 6590

Ultra vires ilkesinin kaldırılmasının temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

İlkenin kaldırılması, şirketlerin hak ehliyetinin daha geniş yorumlanmasını sağlar.
Soru 14
ZOR ID: 6591

Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

İşletme konusu tamamen önemsiz hale gelmemiştir; esas sözleşmede yer alır ve önem taşır.
Soru 15
KOLAY ID: 6592

Aşağıdakilerden hangisi şirketin temel hukukî karakterini en iyi açıklar?

Ticaret şirketi, ortaklardan bağımsız bir hukuk süjesi olarak kabul edilir.
Soru 16
KOLAY ID: 6593

Ayrı malvarlığı kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

Tüzel kişilik sonucu şirketin malvarlığı ortakların malvarlığından ayrıdır.
Soru 17
KOLAY ID: 6594

Bir şirketin dava açabilmesi hangi ortak özelliğin doğal sonucudur?

Şirketin dava açabilmesi tüzel kişiliğin sonucudur.
Soru 18
ORTA ID: 6595

Aşağıdakilerden hangisi iyi niyetli üçüncü kişilerin korunmasıyla en çok ilişkilidir?

Ultra viresin kaldırılması, üçüncü kişilerin işlem güvenliğini güçlendirir.
Soru 19
ZOR ID: 6596

Şirketin faaliyet konusu dışında yapılan işlemler bakımından yeni sistemde temel yaklaşım nedir?

Yeni sistemde işletme konusu dışındaki işlemler kural olarak otomatik geçersiz sayılmaz.
Soru 20
ZOR ID: 6597

Aşağıdakilerden hangisi kötü niyetli üçüncü kişiyle ilgili bir değerlendirmedir?

Kötü niyetli üçüncü kişi, iyi niyet korumasından yararlanamayabilir.
Soru 21
KOLAY ID: 6598

Ticaret şirketlerinin tamamı için ortak olan hukukî özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Ticaret şirketlerinin tamamı tüzel kişiliğe sahiptir.
Soru 22
KOLAY ID: 6599

Aşağıdakilerden hangisi ticaret şirketlerinin ortak özellikleri arasında sayılmaz?

Her ticaret şirketinde halka arz yapılması zorunlu değildir.
Soru 23
KOLAY ID: 6600

Ticaret şirketlerinin hukuk düzenindeki bağımsızlığı en çok hangi kavramla açıklanır?

Şirketlerin bağımsız hukuk süjesi olması tüzel kişilikle açıklanır.
Soru 24
ORTA ID: 6601

Şirketin kendi ticaret unvanı altında işlem yapabilmesi aşağıdakilerden hangisinin sonucudur?

Ticaret unvanı altında işlem yapabilme tüzel kişiliğin sonuçlarındandır.
Soru 25
KOLAY ID: 6602

Kanunda sayılmayan ortaklık biçiminin ticaret şirketi kabul edilmemesi hangi ilkeyle ilgilidir?

Bu durum sınırlı sayı ilkesinin doğrudan sonucudur.
Soru 26
ORTA ID: 6603

Aşağıdakilerden hangisi şirketlerin hak ehliyetine örnek olarak verilebilir?

Şirketler mülkiyet hakkı kazanabilir; diğerleri insana özgü haklardır.
Soru 27
KOLAY ID: 6604

Bir şirketin kredi sözleşmesi yapabilmesi aşağıdakilerden hangisinin örneğidir?

Kredi kullanabilme, şirketin hak ehliyeti ve borç üstlenebilme kapasitesinin sonucudur.
Soru 28
ZOR ID: 6605

Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Doğru yaklaşım budur: ilke kaldırılmıştır ama işletme konusu tamamen önemsiz değildir.
Soru 29
ORTA ID: 6606

Aşağıdakilerden hangisi bu bölümün genel mantığını en iyi özetler?

Bu ifade bölümün ortak hukukî çerçevesini doğru biçimde özetler.
Soru 30
ORTA ID: 6607

Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

İnsanlara özgü haklar şirketlerin hak ehliyeti kapsamında değildir.
Sayfa Gezinimi
Konu 2 / 9