Ana Sayfa / SPL / Ticaret Hukuku / Sermaye Borcunun İfa Edilmemesi ve Yaptırımlar
Ders Kodu: 1010 · Konu 6/10

Ticaret Hukuku

Sermaye Borcunun İfa Edilmemesi ve Yaptırımlar

Sermaye koyma borcunun gereği gibi yerine getirilmemesi halinde uygulanabilecek ifa davası, tazminat, temerrüt faizi, ihtiyati tedbir, çıkarma-ıskat, fesih ve sözleşme cezası gibi yaptırımlar sınav odaklı ve ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

SPL Ticaret Hukuku Ticaret Hukuku Konu 6 31 soru
Toplam Konu
10
Bu Konudaki Sorular
31
Ders Toplam Soru Havuzu
300
Sayfa Gezinimi
Konu 6 / 10

Konu İçeriği

Sermaye Borcunun İfa Edilmemesi ve Yaptırımlar

Şirketler hukukunda sermaye koyma borcu sadece kuruluş aşamasında verilen bir söz değildir. Ortak tarafından üstlenilen sermaye borcu, şirketin ekonomik yapısının temelini oluşturur. Bu nedenle kanun koyucu, sermaye koyma borcunun hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi halinde şirkete ve bazı durumlarda diğer ilgililere çeşitli hukukî yaptırımlar tanımıştır. Böylece şirket sermayesinin kâğıt üzerinde kalması önlenmek, alacaklıların ve diğer ortakların korunması sağlanmak istenmiştir.

1) Neden Yaptırım Öngörülür?

Sermaye koyma borcu, ortaklık ilişkisinin en temel borçlarından biridir. Ortak, şirkete bir ekonomik değer getirmeyi üstlenmiş; şirket ve diğer ortaklar da bu taahhüde güvenerek hukukî ve ekonomik yapılarını kurmuştur. Eğer bu borç yerine getirilmezse, şirketin sermaye görünümü yanıltıcı hale gelir ve şirketin mali dengesi bozulabilir.

Bu durum sadece şirket içi ilişkiyi etkilemez. Alacaklılar, yatırımcılar, diğer ortaklar ve hatta kimi zaman piyasa da zarar görebilir. Bu nedenle yaptırımların amacı yalnızca borçlu ortağı cezalandırmak değil; sermaye sisteminin gerçekliğini korumaktır.

Kanun bu alanda kademeli bir yaklaşım benimser: önce ifa istenir, gerekirse dava açılır, zarar doğmuşsa tazminat ve faiz gündeme gelir; daha ağır hallerde ortaklıktan çıkarma, ıskat veya haklı nedenle fesih gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Akılda Kalsın:
Yaptırımların amacı, sermaye taahhüdünün gerçeğe dönüşmesini sağlamaktır.

2) Borcun İfasını Talep ve İfa Davası

Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi halinde ilk ve en doğal yaptırım, borcun ifasının talep edilmesidir. Şirket, ortağın taahhüt ettiği sermayeyi gerçekten getirmesini isteyebilir. Bu isteme uyulmazsa mahkemede ifa davası açılabilir.

İfa davası, hukukî niteliği bakımından bir eda davasıdır. Yani şirket, ortağın taahhüt ettiği değeri fiilen yerine getirmesini mahkemeden ister. Böylece dava konusu, soyut bir tespit değil; somut bir yükümlülüğün yerine getirilmesidir.

Şirketler arasında burada bazı farklar olabilir. Şahıs şirketlerinde belirli durumlarda ortakların da bu yönde harekete geçebilmesi kabul edilirken, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde kural olarak ifa davasını şirket tüzel kişiliği açar.

Sınav Notu:
İfa davası = “taahhüt ettiğin sermayeyi gerçekten getir” davasıdır.

3) Tazminat İsteme Hakkı

Sermaye koyma borcunun gecikmeli veya eksik ifası, şirket açısından zarar doğurabilir. Örneğin şirket, beklediği taşınmazı kullanamadığı için faaliyetini geç başlatabilir; beklediği nakit sermaye gelmediği için kredi kullanmak zorunda kalabilir; beklediği alacak tahsil edilmediği için likidite sıkıntısı yaşayabilir.

Bu gibi durumlarda şirket, sadece borcun ifasını istemekle yetinmez; gecikmeden veya eksik ifadan doğan zararını da talep edebilir. Böylece sermaye koyma borcunun ihlali yüzünden oluşan ekonomik kaybın borçlu ortak üzerinde bırakılması sağlanır.

Tazminat istemi, özellikle borcun ifasının tek başına yeterli olmadığı hallerde önemlidir. Çünkü geç gelen sermaye, çoğu zaman zamanında gelen sermaye ile aynı ekonomik sonucu doğurmaz.

Kritik Mantık:
Borç sonradan ifa edilse bile, gecikmeden doğan zarar ayrıca tazmin ettirilebilir.

4) Temerrüt Faizi

Sermaye olarak alacak hakkının getirildiği hallerde, tahsil süresinin geçirilmesi temerrüt faizi sonucunu doğurabilir. Kitaptaki açıklamaya göre, şirketçe tahsil edilmesi gereken alacak süresinde tahsil edilmezse, ortak gecikmeden doğan zararlar saklı kalmak üzere temerrüt faizi de ödemek zorunda kalabilir. :contentReference[oaicite:2]{index=2}

Burada faiz, şirkete geç ulaşan sermayenin zaman değerini telafi etmeye yarar. Yani şirket, geç gelen sermaye nedeniyle sadece anapara kaybı yaşamaz; o sermayeyi zamanında kullanamamanın maliyetine de katlanır. Temerrüt faizi bu kaybın hukukî ifadesidir.

Özellikle anonim şirketler bakımından, pay bedelini süresinde ödemeyen pay sahibinin ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğu bilgisi sınav açısından önemlidir.

Ezber:
Geciken sermaye sadece ifa ettirilmez; uygun hallerde faiz de doğurur.

5) İhtiyati Tedbir

Sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması bazen sadece dava açmakla sağlanamaz. Özellikle ayni sermaye niteliğindeki bir malvarlığı unsurunun üçüncü kişilere devredilmesi, elden çıkarılması veya değer kaybetmesine yol açacak işlemler şirketin kuruluş güvenliğini tehlikeye sokabilir.

Bu nedenle kanun, gerekli hallerde ihtiyati tedbir istenebilmesine imkân tanır. Böylece sermaye olarak şirkete kazandırılması planlanan hakkın, dava veya kuruluş süreci sonuçlanıncaya kadar korunması sağlanır.

İhtiyati tedbir, sermaye koyma borcuna ilişkin yaptırımlar içinde önleyici karakter taşıyan önemli bir araçtır. Amaç, hak ihlali gerçekleştikten sonra telafi aramak değil; hakkın korunmasını baştan güvence altına almaktır.

Tuzak:
İhtiyati tedbir, cezalandırma değil; sermaye olarak getirilecek hakkı koruma aracıdır.

6) Çıkarma ve Iskat Arasındaki Mantık

Sermaye koyma borcunun ihlali bazı şirket türlerinde ortağın şirketten uzaklaştırılmasına kadar gidebilen sonuçlar doğurabilir. Ancak bu yaptırım her şirket türünde aynı isim ve aynı yöntemle ortaya çıkmaz.

Şahıs şirketlerinde ve bazı diğer yapılarda ortaklıktan çıkarma mantığı daha çok “haklı sebep” zemininde çalışırken, anonim şirkette özel olarak ıskat kurumu düzenlenmiştir. Bu nedenle sınavda “çıkarma” ile “ıskat” kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekir.

Genel mantık şudur: borcunu yerine getirmeyen ortak, bazı şirket türlerinde ortaklıktan çıkarılabilir; anonim şirkette ise pay bedeli borcunu ifa etmeyen pay sahibi, belirli usulle paylardan doğan haklarını kaybedebilir.

Kısa Ayrım:
Çıkarma = daha genel ortaklıktan uzaklaştırma mantığı
Iskat = anonim şirkette pay bedeli borcunu ifa etmeyen pay sahibi için özel yaptırım

7) Anonim Şirkette Iskat

Anonim şirketlerde pay bedelini süresinde yerine getirmeyen pay sahibi için özel yaptırım ıskattır. Bu kurum, sermaye koyma borcunun anonim şirket sermaye rejimi içindeki özel görünümüdür.

Yönetim kurulu, temerrüde düşen pay sahibine ilan yoluyla ve esas sözleşmede öngörülmüş usulle ihtarda bulunur. Bu ihtarda, borcun belirli süre içinde ödenmesi, aksi halde ilgili paylardan doğan hakların kaybedileceği belirtilir.

Süresi içinde ödeme yapılmazsa, yönetim kurulu borçlu pay sahibini taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından mahrum bırakabilir, ilgili payları başkasına satabilir ve pay senetlerini iptal edebilir. Bu, anonim şirketlerde sermayenin gerçekliğini koruyan sert ama sistematik bir yaptırımdır.

Çok Sorulan Bilgi:
Iskat, anonim şirkette pay bedelini ödemeyen pay sahibine uygulanan özel yaptırımdır.

8) Iskatın Sonuçları

Iskat sonucunda pay sahibi, ilgili paylara bağlı haklarını kaybeder. Yönetim kurulu, bu payları satıp yerine başka bir ortağı şirkete alabilir. Eğer borçlu pay sahibine daha önce pay senedi verilmişse, bunlar da iptal edilebilir.

Ancak burada önemli bir sınır vardır: yaptırım yalnızca bedeli ödenmeyen paylar bakımından uygulanır. Pay sahibinin borcunu yerine getirdiği başka payları varsa, bunlara ilişkin hakları otomatik olarak ortadan kalkmaz.

Bu ayrım, yaptırımın ölçülülüğünü sağlar ve anonim şirketlerde sermaye disiplini ile pay sahipliği dengesini birlikte korur.

9) Haklı Nedenle Fesih

Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi bazı şirket türlerinde haklı nedenle fesih sonucunu doğurabilir. Özellikle kollektif şirkette, ortağın kendisine düşen asli borçları yerine getirmemesi fesih için haklı sebep sayılabilir. Bu yaklaşım komandit şirket bakımından da atıf yoluyla önem taşır. :contentReference[oaicite:3]{index=3}

Limited şirketler bakımından da öğretide sermaye koyma borcunun ifa edilmemesinin haklı nedenle fesih sebebi oluşturabileceği savunulmaktadır. Ancak bu konuda tartışmalı yönler bulunduğu da bilinmelidir.

Anonim şirkette ise durum daha farklıdır. Kitaptaki açıklamaya göre, anonim şirkette salt sermaye koyma borcunun ifa edilmemesi tek başına haklı nedenle fesih sebebi olarak kabul edilmeye daha uzak görünmektedir; ancak bunun şirketin mali yapısını ağır biçimde bozması halinde iflas veya sona erme gibi dolaylı sonuçlar tartışılabilir.

Sınav İnceliği:
Kollektif/komandit ve limited şirkette fesih mantığı daha tartışılabilirken, anonim şirkette doğrudan fesih yaklaşımı daha sınırlıdır.

10) Sözleşme Cezası

Sözleşme cezası, borçluyu sözleşmeye uygun davranmaya zorlayan fer’i bir borç aracıdır. Sermaye koyma borcunun zamanında ve gereği gibi yerine getirilmemesi halinde de bu mekanizma devreye girebilir.

Ancak burada kritik nokta şudur: anonim şirkette sözleşme cezası kendiliğinden uygulanmaz. Bunun için esas sözleşmede açık bir hüküm bulunması gerekir. Kitapta da özellikle bu husus vurgulanmaktadır. :contentReference[oaicite:6]{index=6}

Benzer biçimde limited şirketlerde de şirket sözleşmesinde öngörülmüş yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde sözleşme cezası hükümleri bağlayıcı olabilir. Dolayısıyla sözleşme cezası, kanundan çok sözleşme temelli özel bir yaptırım mekanizması olarak görülmelidir.

Tuzak:
Sözleşme cezası otomatik bir yaptırım değildir; uygulanabilmesi için esas sözleşmede veya şirket sözleşmesinde dayanak aranır.

11) Şirket Türlerine Göre Yaptırım Farklılaşması

Sermaye borcunun ihlalinde yaptırımlar bütün şirketlerde aynı şekilde işlemez. Ticaret şirketlerinin yapısal farklılıkları, yaptırımların da farklılaşmasına yol açar.

  • Anonim şirket: İfa, tazminat, temerrüt faizi, ıskat, sözleşme cezası
  • Kollektif/komandit: İfa, tazminat, faiz, çıkarma ve haklı nedenle fesih
  • Limited şirket: İfa, tazminat, faiz, sözleşme cezası ve bazı görüşlere göre haklı nedenle fesih

Bu nedenle sınavda şirket türü mutlaka dikkate alınmalıdır. Aynı yaptırım her şirket için aynı isim ve aynı yoğunlukta uygulanmaz.

Kısa Mantık:
Genel yaptırımlar ortak; özel yaptırımlar şirket türüne göre değişir.

12) Önleyici ve Telafi Edici Yaptırımlar

Bu bölümdeki yaptırımları iki grupta düşünmek faydalıdır:

  • Önleyici yaptırımlar: ihtiyati tedbir, ihtar, ıskat sürecine hazırlık
  • Telafi edici yaptırımlar: ifa davası, tazminat, temerrüt faizi, sözleşme cezası

Bir de bunların üstünde “ortaklık ilişkisinin sona ermesine” kadar giden daha ağır sonuçlar bulunur: çıkarma, ıskat ve bazı şirket türlerinde haklı nedenle fesih gibi.

Bu sınıflandırma sınavda doğrudan sorulmasa bile, yaptırımların mantığını anlamaya çok yardımcı olur.

13) Şirket ve Alacaklı Koruması Açısından Önemi

Sermaye borcunun ifa edilmemesi yaptırımları, yalnızca şirket içi disiplin aracı değildir. Aynı zamanda alacaklıların ve şirketin ekonomik çevresinin korunmasına hizmet eder. Çünkü gerçek olmayan sermaye görünümü, üçüncü kişilerin yanlış güven duymasına yol açabilir.

Bu yaptırımlar sayesinde ortakların taahhütlerini ciddiyetle yerine getirmeleri teşvik edilir. Böylece şirketin mali yapısı daha şeffaf, daha güvenilir ve daha dengeli hale gelir.

Özellikle sermaye şirketlerinde, ortakların kişisel sorumluluğunun sınırlı olduğu sistemlerde bu koruma daha da önemlidir. Çünkü dış dünya bakımından esas güven noktası şirket malvarlığı ve sermayesidir.

Hatırla:
Sermaye gerçek değilse, alacaklı güveni de zedelenir. Bu yüzden yaptırımlar sermaye gerçeğini korur.

14) Sınav İçin En Kritik Bilgiler

  • Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi halinde ifa talep edilebilir ve dava açılabilir.
  • Gecikmeden doğan zararlar için tazminat istenebilir.
  • Uygun hallerde temerrüt faizi doğar.
  • Sermaye olarak getirilecek hakların korunması için ihtiyati tedbir istenebilir.
  • Anonim şirkette pay bedelini ödemeyen pay sahibi bakımından ıskat söz konusu olabilir.
  • Iskat, yalnızca bedeli ödenmeyen paylar bakımından uygulanır.
  • Kollektif ve komandit şirkette asli borçların ifa edilmemesi haklı nedenle fesih sebebi olabilir.
  • Limited şirkette de bu yönde öğretisel görüşler vardır.
  • Anonim şirkette salt sermaye borcunun ifa edilmemesi doğrudan haklı nedenle fesih için daha zayıf görülür.
  • Sözleşme cezası için esas sözleşmede veya şirket sözleşmesinde hüküm bulunması gerekir.

Final Özet

Sermaye borcunun ifa edilmemesi, şirketler hukukunda sıradan bir borç ihlali olarak görülmez. Çünkü sermaye, şirketin ekonomik varlığının temelidir. Bu nedenle kanun; ifa talebi, dava, tazminat, faiz, ihtiyati tedbir, ıskat, çıkarma, fesih ve sözleşme cezası gibi çok katmanlı yaptırımlar öngörmüştür. Bu yaptırımlar şirket türüne göre farklı yoğunlukta uygulanır. Özellikle anonim şirkette ıskat, sermaye disiplininin en karakteristik özel yaptırımıdır. Bu konu iyi öğrenildiğinde, sermayenin korunması ilkesi ve ortaklık yapısının neden sıkı kurallara bağlandığı çok daha net anlaşılır.

Öğrenim Hedefleri

  • Sermaye borcunun ihlali halinde uygulanabilecek yaptırımları öğrenmek
  • İfa davasının mantığını kavramak
  • Tazminat ve temerrüt faizinin hangi işlevi gördüğünü anlayabilmek
  • İhtiyati tedbirin önleyici koruma fonksiyonunu öğrenmek
  • Anonim şirkette ıskat kurumunu kavramak
  • Çıkarma, ıskat ve fesih kavramlarını birbirinden ayırabilmek
  • Şirket türlerine göre yaptırımların farklılaşmasını anlayabilmek
  • Sözleşme cezasının uygulanma şartlarını öğrenmek

Önemli Notlar

EZBER: Sermaye borcunun ihlalinde önce ifa talebi ve dava gündeme gelir.

EZBER: Gecikmeden doğan zarar için tazminat, uygun hallerde temerrüt faizi istenir.

EZBER: Anonim şirkette pay bedelini ödemeyen pay sahibi bakımından ıskat söz konusu olabilir.

EZBER: Sözleşme cezası için esas sözleşmede veya şirket sözleşmesinde hüküm bulunmalıdır.

EZBER: Kollektif ve komandit şirkette asli borçların yerine getirilmemesi haklı nedenle feshe yol açabilir.

Bu Konudaki Tüm Sorular

Aşağıda, ilgili konuya ait veritabanında kayıtlı tüm aktif sorular listelenmektedir.

Soru 1
KOLAY ID: 6699

Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi halinde ilk başvurulabilecek temel hukukî yol aşağıdakilerden hangisidir?

Sermaye borcunun ihlalinde ilk temel yol, borcun ifasının talep edilmesi ve gerekirse ifa davası açılmasıdır.
Soru 2
KOLAY ID: 6700

İfa davasının amacı aşağıdakilerden hangisidir?

İfa davası, taahhüt edilen sermayenin somut olarak yerine getirilmesini amaçlar.
Soru 3
KOLAY ID: 6701

Sermaye koyma borcunun geç ifası halinde şirket ayrıca ne talep edebilir?

Gecikmeden doğan zararlar için tazminat istenebilir.
Soru 4
KOLAY ID: 6702

Tazminat isteminin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Tazminat, borcun ifa edilmemesi veya gecikmesinden doğan zarara dayanır.
Soru 5
ORTA ID: 6703

Temerrüt faizi özellikle hangi durumda gündeme gelebilir?

Alacak sermayesinin süresinde tahsil edilememesi halinde temerrüt faizi gündeme gelebilir.
Soru 6
ZOR ID: 6704

Anonim şirkette pay bedelini süresinde ödemeyen pay sahibi bakımından temerrüt faizi için hangi ifade doğrudur?

Kitaptaki açıklamaya göre anonim şirkette temerrüt faizi bakımından özel düzenleme vardır.
Soru 7
KOLAY ID: 6705

İhtiyati tedbir aşağıdakilerden hangisi için önemlidir?

İhtiyati tedbir, sermaye olarak getirilecek hakkın korunmasını sağlayan önleyici araçtır.
Soru 8
ORTA ID: 6706

İhtiyati tedbirin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

İhtiyati tedbir önleyici koruma sağlar.
Soru 9
KOLAY ID: 6707

Anonim şirkette pay bedelini ödemeyen pay sahibine özgü özel yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Iskat, anonim şirkette pay bedelini ödemeyen pay sahibine uygulanan özel yaptırımdır.
Soru 10
KOLAY ID: 6708

Iskat kurumu hangi şirket türü bakımından karakteristik özel yaptırımdır?

Iskat anonim şirketlere özgü özel yaptırım niteliği taşır.
Soru 11
ORTA ID: 6709

Iskat sonucunda aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Iskat sonucunda ilgili paylara bağlı haklar kaybedilebilir.
Soru 12
KOLAY ID: 6710

Iskat yaptırımı hangi paylar bakımından uygulanır?

Iskat sadece borcun yerine getirilmediği paylar için uygulanır.
Soru 13
ORTA ID: 6711

Anonim şirkette ıskat sürecinde ilk aşamalardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

Iskat sürecinde yönetim kurulunca ihtar yapılması önemlidir.
Soru 14
ORTA ID: 6712

Aşağıdakilerden hangisi ıskatın olası sonuçlarından biri değildir?

Iskat tüm malvarlığın devri sonucunu doğurmaz; ilgili paylara bağlı sonuç doğurur.
Soru 15
KOLAY ID: 6713

Kollektif şirkette ortağın asli borçlarını yerine getirmemesi aşağıdakilerden hangisine yol açabilir?

Kollektif şirkette asli borçların yerine getirilmemesi haklı nedenle fesih sebebi olabilir.
Soru 16
ORTA ID: 6714

Komandit şirket bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Komandit şirkette de atıf nedeniyle benzer fesih mantığı önem taşır.
Soru 17
ZOR ID: 6715

Limited şirkette sermaye borcunun ifa edilmemesi bakımından hangi görüş öğretide savunulabilmektedir?

Öğretide limited şirkette de haklı nedenle fesih yönünde görüşler vardır.
Soru 18
ZOR ID: 6716

Anonim şirkette salt sermaye koyma borcunun ifa edilmememesi bakımından hangi ifade daha doğrudur?

Kitaptaki açıklamaya göre anonim şirkette doğrudan fesih yaklaşımı daha zayıftır.
Soru 19
ORTA ID: 6717

Sözleşme cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Sözleşme cezası, borçluyu ifaya yönlendiren fer’i borç doğuran mekanizmadır.
Soru 20
KOLAY ID: 6718

Anonim şirkette sözleşme cezasının uygulanabilmesi için ne gerekir?

Anonim şirkette sözleşme cezası için esas sözleşmede açık dayanak aranır.
Soru 21
ORTA ID: 6719

Aşağıdakilerden hangisi sözleşme cezası bakımından yanlıştır?

Sözleşme cezası otomatik değil, sözleşmesel dayanağa bağlı yaptırımdır.
Soru 22
KOLAY ID: 6720

Sermaye koyma borcunun ihlalinde aşağıdakilerden hangisi önleyici koruma aracıdır?

İhtiyati tedbir önleyici koruma sağlar.
Soru 23
KOLAY ID: 6721

Sermaye koyma borcunun ihlalinde aşağıdakilerden hangisi telafi edici yaptırım örneğidir?

Tazminat, doğan zararı telafi etmeye yönelik yaptırımdır.
Soru 24
KOLAY ID: 6722

Aşağıdakilerden hangisi genel yaptırımlardan biridir?

İfa, tazminat ve temerrüt faizi genel yaptırımlar arasındadır.
Soru 25
ORTA ID: 6723

Şirket türüne göre farklılaşan özel yaptırımlara örnek olarak aşağıdakilerden hangisi verilebilir?

Iskat anonim şirkete özgü özel yaptırım niteliğindedir.
Soru 26
ZOR ID: 6724

Aşağıdakilerden hangisi yanlış eşleştirilmiştir?

Anonim şirkette salt sermaye borcu ihlali her durumda otomatik fesih sebebi sayılmaz.
Soru 27
ZOR ID: 6725

Gecikmeden doğan zarar ile temerrüt faizi arasındaki ilişki bakımından hangisi doğrudur?

Kitaptaki açıklamaya göre temerrüt faizi ve zarar farklı işlevler görebilir.
Soru 28
KOLAY ID: 6726

Sermaye borcunun ifa edilmemesine karşı yaptırımların temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Yaptırımların temel amacı sermaye gerçeğini ve şirket düzenini korumaktır.
Soru 29
KOLAY ID: 6727

Aşağıdakilerden hangisi alacaklı koruması açısından doğru bir ifadedir?

Sermaye gerçeği korunursa alacaklı güveni de korunur.
Soru 30
ORTA ID: 6728

Aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Yaptırımlar çok katmanlıdır ve şirket türüne göre farklılaşır.
Soru 31
ZOR ID: 6729

Bu bölümün genel mantığını en iyi özetleyen ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Bölümün özü, sermaye gerçeğini koruyan kademeli yaptırım sistemidir.
Sayfa Gezinimi
Konu 6 / 10