Ticaret Hukuku
Anonim Şirketlerin Kuruluşu
Kurucu kavramı, kuruluş türleri, izin sistemi, kuruluş belgeleri, kurucu menfaatleri, esas sözleşmenin tescili, kuruluştan sonra devralma-kiralama ve kuruluşun sonuçları sınav odaklı ve ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Konu İçeriği
Anonim Şirketlerin Kuruluşu
Anonim şirketin kuruluşu, sadece bir sözleşme imzalama işlemi değildir. Bu süreç; kurucuların belirlenmesi, esas sözleşmenin hazırlanması, sermaye taahhütlerinin yapılması, gerekiyorsa izin alınması, kuruluş belgelerinin tamamlanması, ticaret siciline başvuru ve nihayet tescil ile sonuçlanan çok aşamalı hukukî işlemdir. Kuruluş hükümleri, anonim şirketin daha doğduğu anda güvenilir, şeffaf ve ekonomik olarak gerçek bir yapı olmasını sağlamaya yöneliktir.
1) Kuruluşun Temel Mantığı
Anonim şirket, sıradan bir ortaklık ilişkisi gibi doğmaz. Kanun, şirketin daha kuruluş aşamasında belirli şekil ve güvenlik kurallarına uymasını zorunlu kılar. Bunun temel sebebi, anonim şirketin sadece kurucuları ilgilendiren özel ilişki olmamasıdır. Anonim şirket; pay sahiplerini, alacaklıları, yatırımcıları ve ticari piyasayı ilgilendiren kurumsal yapıdır.
Bu yüzden anonim şirketin kuruluşunda “serbestçe anlaştık, şirket oldu” mantığı geçerli değildir. Kuruluş iradesi, esas sözleşme, sermaye taahhüdü, tescil, ilan ve bazı durumlarda izin gibi aşamalar birlikte düşünülmelidir.
Sınav açısından burada en kritik nokta şudur: şirketin kurulması ile tüzel kişilik kazanması aynı cümlede geçse de teknik olarak farklı aşamalardır. Kurucu işlem ile şirket kurulur; tescille tüzel kişilik kazanılır.
Kuruluş iradesi şirketi doğurur, tescil tüzel kişiliği doğurur.
2) Kurucu İşlem ve Kuruluş Anı
TTK’ya göre anonim şirket, kurucuların kanuna uygun biçimde düzenlenmiş esas sözleşmede, sermayenin tamamını şartsız taahhüt ederek anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur. Esas sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda atılması gerekir.
Bu hüküm bize şunu gösterir: anonim şirket kuruluşunun çekirdeğinde sözleşmesel irade vardır. Ancak bu sıradan bir borçlar hukuku sözleşmesi değildir. Kanunun emredici kuruluş rejimi içinde anlam kazanan kurucu işlemdir.
Kuruluş anı ile tüzel kişilik anını karıştırmamak gerekir. Kurucular anonim şirketi kurma iradelerini esas sözleşmede ortaya koyduklarında kuruluş işlemi doğar; fakat şirketin üçüncü kişilere karşı bağımsız hukuk süjesi haline gelmesi ticaret sicili tescili ile olur.
Kurucu işlem = esas sözleşmede şirket kurma iradesi + sermayenin şartsız taahhüdü
3) Kurucu Kavramı
Kurucu, pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek veya tüzel kişidir. Bu tanım çok önemlidir çünkü anonim şirketin kuruluş sorumluluğu ve bazı özel hakları doğrudan kurucu sıfatıyla ilişkilidir.
Kanun ayrıca, bu işlemi üçüncü bir kişinin hesabına yapan durumda, o üçüncü kişinin de kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılacağını kabul eder. Böylece perde arkasında kalan kişi, “ben imza atmadım” diyerek kuruluş sorumluluğundan kaçamaz.
Kurucu sayısı bakımından da artık tek kişilik kuruluş mümkündür. Dolayısıyla anonim şirketin mutlaka çok kuruculu olması gerektiği yönündeki klasik düşünce bugün doğru değildir. Bir veya daha fazla kurucu ile anonim şirket kurulabilir.
Kurucu, sadece “fikri olan kişi” değil; pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan kişidir.
4) Kuruluş Türleri
Güncel anonim şirket kuruluş rejiminde temel model, kurucuların esas sözleşmede sermayeyi taahhüt ederek şirketi kurmalarıdır. Bunun yanında kanunda halka arz edilmek üzere taahhüt edilen paylara ilişkin özel hükümler de yer alır.
Burada öğretisel olarak “ani kuruluş” mantığı öne çıkar. Yani şirket, kurucuların iradesi ve sermaye taahhüdü ile doğar; daha sonra ticaret siciline tescil edilir. Ayrıca TTK’da, esas sözleşmede belirtilmek ve garanti edilmek koşuluyla, bazı nakdî payların şirketin tescilinden sonra halka arz edilmesine ilişkin özel düzenleme de bulunur.
Bu nedenle kuruluş türleri anlatılırken esas model ile halka arz edilmek üzere taahhüt edilen paylara ilişkin görünüm birlikte düşünülmelidir. Sınavda burada önemli olan, güncel sistemin kuruluşu kurucu işlem ve tescil ekseninde kurmasıdır.
Esas model kurucuların taahhüdüne dayanır; halka arz edilmek üzere taahhüt edilen paylar ise özel kurallara tabidir.
5) İzin Sistemi
Kural olarak anonim şirket kuruluşu serbesttir; ancak bazı anonim şirketler faaliyet alanları itibarıyla Bakanlık iznine tabidir. TTK m. 333 uyarınca, Ticaret Bakanlığınca yayımlanacak tebliğle faaliyet alanları belirlenip ilan edilen anonim şirketler Bakanlık izni ile kurulur. Bu şirketlerin esas sözleşme değişiklikleri de aynı izne bağlıdır.
Dolayısıyla anonim şirket kuruluşunda tek tip rejim yoktur. Bazı şirketler yalnızca genel kuruluş hükümlerine tabi iken, bazı hassas alanlarda faaliyet gösterecek şirketler için ayrıca idari gözetim mekanizması işletilir. Bunun sebebi ekonomik sistemin bazı alanlarında daha sıkı kamusal denetim ihtiyacıdır.
Ticaret Bakanlığı’nın güncel listelerinde halka açık şirketler, varlık kiralama şirketleri, belirli finansal ve özel alan şirketleri gibi bazı yapılar bu izin rejimiyle ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle uygulamada her anonim şirket için “izin gerekir” denemez; ama bazı şirketlerde kuruluşun ön şartı haline gelir.
İzin sistemi istisnadır; ama kapsam içindeki şirketler bakımından zorunlu ön aşamadır.
6) Esas Sözleşmenin Şekli ve İçeriği
Anonim şirket esas sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bütün kurucuların imzalarının noterce onaylanması veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması gerekir. Bu şekil, kuruluşun geçerlilik unsurudur.
Esas sözleşme anonim şirketin temel hukukî belgesidir. TTK m. 339’da bu sözleşmede yer alması gereken zorunlu hususlar ayrıntılı şekilde sayılmıştır. Şirketin ticaret unvanı, merkezi, işletme konusu, sermayesi, payların itibari değeri, imtiyazlar, devir sınırlamaları, temsil şekli ve organlara ilişkin bilgiler bunlar arasındadır.
Ayrıca paradan başka sermaye konuluyorsa bunların değerleri, karşılığında verilecek paylar ve şirket hesabına devralınacak işletme veya ayınlar varsa bunlara ilişkin bedellerin de esas sözleşmede gösterilmesi gerekir. Bu nedenle esas sözleşme, kuruluşun sadece formalitesi değil; şirketin temel kimlik metnidir.
Esas sözleşme yazılıdır; noter onayı veya sicil müdürü huzurunda imza şarttır.
7) Kuruluş Belgeleri
Kuruluş belgeleri, anonim şirketin hukuka uygun şekilde kurulduğunu ve kuruluş işleminin dayanaklarını gösteren evrak bütünüdür. TTK m. 336’da esas sözleşme, değerleme raporları ve kuruluşla ilgili sözleşmeler kuruluş belgeleri arasında sayılmıştır. Bunlar sicil dosyasına konulur ve şirket tarafından belirli süre saklanır.
Uygulamada ticaret siciline sunulan belgeler daha geniş bir küme oluşturur. Ticaret Bakanlığı rehber ve SSS içeriklerinde; imzaları tasdikli esas sözleşme, Rekabet Kurumu payına ilişkin ödeme belgesi, varsa pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyelerinin kabul beyanları, temsil yetkililerinin imza beyannameleri, nakdî sermayenin ödenen kısmına ilişkin banka yazısı, ayni sermaye varsa ilgili sicil belgeleri ve bilirkişi raporları gibi belgelerin tescil başvurusunda yer aldığı belirtilmektedir.
Bu belgeler, şirketin görünüşte değil, gerçek ve denetlenebilir şekilde kurulduğunu göstermeye yarar. Kuruluş belgeleri ne kadar sağlam ve düzenli ise, kuruluş süreci de o kadar güvenli yürür.
Kuruluş belgeleri, şirketin “sözde” değil “gerçekten” kurulduğunu ispat eden evrak setidir.
8) Sermaye Taahhüdü ve Banka Süreci
Anonim şirket kuruluşunda sermaye taahhüdü yalnızca kağıt üzerinde bırakılmaz. Özellikle nakdî ödemeler bakımından TTK, kurulmakta olan şirket adına açılacak özel banka hesabına ödeme yapılmasını öngörür. Banka da bu tutarı, şirketin tüzel kişilik kazandığını gösteren sicil müdürlüğü yazısı üzerine sadece şirkete öder.
Uygulama rehberlerinde, nakdî olarak taahhüt edilen sermayenin en az yüzde yirmi beşinin tescilden önce bankaya yatırıldığını gösteren belgenin ticaret siciline sunulan belgeler arasında yer aldığı görülmektedir. Bu da sermaye taahhüdünün ciddiyetini ortaya koyar.
Böylece şirket daha doğmadan “boş kabuk” olarak kurulamaz; en azından belirli ölçüde ekonomik gerçeklik sağlanır.
Sermaye taahhüdü ile sermaye ödemesi aynı şey değildir; kuruluşta belirli ödeme ve banka ispatı da gerekir.
9) Ayni Sermaye ve Değerleme
Kuruluşta sermaye her zaman para olmayabilir. Taşınmaz, fikrî mülkiyet hakkı, alacak veya başka devredilebilir malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Ancak bunların şirkete güvenli biçimde kazandırılması için değerleme ve sicil güvenliği gerekir.
Bu nedenle ayni sermaye konulmuşsa, üzerinde sınırlama bulunmadığını gösteren sicil yazıları, şerh belgeleri ve mahkemece atanan bilirkişiler tarafından hazırlanmış değerleme raporları önem taşır. Bunların tescil sürecinde sunulması, sermayenin gerçeğe uygun şekilde belirlenmesini sağlar.
Özellikle kuruluş sırasında devralınacak işletmeler ve ayni varlıklar bakımından bu güvence çok önemlidir. Çünkü şirketin başlangıç sermayesinin yapay biçimde şişirilmesi veya hukuken şirkete geçmemiş varlıkların sermaye gibi gösterilmesi kabul edilmez.
Ayni sermaye varsa değerleme, sicil yazısı ve şerh boyutu akla gelmelidir.
10) Kurucu Menfaatleri
Kurucuların şirketi kurarken harcadıkları emek ve çaba göz ardı edilmez; ancak bu menfaatlerin sınırı vardır. TTK m. 348, kuruculara emekleri karşılığında para veya bedelsiz pay senedi verilmesi gibi, şirket sermayesinin azalması sonucunu doğurabilecek menfaatlerin tanınamayacağını açıkça belirtir. Bu tür esas sözleşme hükümleri geçersizdir.
Bununla birlikte kanun tamamen sıfır menfaat modeli kurmaz. Dağıtılabilir kârdan, kanunda öngörülen yedek akçe ve pay sahipleri için yüzde beş kâr payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri, intifa senetleri bağlamında kuruculara ödenebilir.
Ayrıca halka arz öncesi kurucu intifa senetlerinin bedelsiz iptaline ilişkin özel kural da vardır. Bu sistemin mantığı açıktır: kurucunun katkısı tamamen yok sayılmaz ama şirket sermayesini zayıflatacak aşırı kurucu ayrıcalıkları da kabul edilmez.
Kurucuya sermayeyi azaltıcı şekilde para veya bedelsiz pay menfaati tanınamaz; sınırlı kâr payı/intifa modeli mümkündür.
11) Esas Sözleşmenin Tescili ve İlanı
Anonim şirketin esas sözleşmesinin tamamı, izin gereken şirketlerde izin alınmasını, diğer şirketlerde ise kuruluş işlemini izleyen otuz gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur.
Bu aşama teknik olarak son derece önemlidir. Çünkü tescil, anonim şirketin tüzel kişilik kazandığı andır. Başka bir ifadeyle şirket, artık bağımsız hukuk süjesi haline bu aşamada gelir.
İlan ise üçüncü kişilerin şirketin temel bilgilerini öğrenebilmesini sağlar. Unvan, merkez, sermaye, temsil şekli, yönetim kurulu üyeleri ve bazı esas sözleşme unsurları ilan ile dış dünyaya açıklanır. Böylece anonim şirketin kuruluşu sadece içerde değil, dış dünyaya karşı da görünür hale gelir.
Şirket, esas sözleşme imzasıyla değil; ticaret siciline tescille tüzel kişilik kazanır.
12) Tescilden Önce Yapılan İşlemler
Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar ve taahhütlere girenler, bu işlemlerden şahsen ve müteselsilen sorumludur. Çünkü ortada henüz tüzel kişilik kazanmamış şirket vardır; dolayısıyla üçüncü kişilerle ilişkiye girenlerin sorumluluğu doğrudan kendi üzerlerinde kalır.
Ancak kanun burada önemli bir istisna tanır: İşlem ve taahhütlerin, ileride kurulacak şirket adına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirket tescilden sonra üç ay içinde bunları kabul etmişse, artık sadece şirket sorumlu olur.
Bu düzenleme, kuruluş öncesi zorunlu hazırlık işlemlerini mümkün kılar; ama aynı zamanda üçüncü kişileri korur. Böylece “daha şirket yoktu” bahanesiyle sorumluluktan kaçılması önlenir.
Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar kural olarak şahsen ve müteselsilen sorumludur.
13) Kuruluştan Sonra Devralma ve Kiralama
Kanun, kuruluştan hemen sonra şirket malvarlığının kurucular lehine kullanılmasını veya kuruluş kurallarının dolanılmasını önlemek için özel bir hüküm getirmiştir. TTK m. 356’ya göre şirketin tescilinden itibaren iki yıl içinde bir işletme veya aynın, sermayenin onda birini aşan bedel karşılığında devralınmasına veya kiralanmasına ilişkin sözleşmeler, genel kurulca onaylanıp ticaret siciline tescil edilmedikçe geçerli olmaz.
Bu hükümde amaç açıktır: Kurucular veya onlarla bağlantılı kişiler, kuruluş aşamasında sıkı kurallara tabi işlemleri, şirket kurulduktan hemen sonra “şirketle sözleşme yapma” görüntüsü altında dolanamasın.
Ayrıca bu sözleşmelerin onayından önce, bunların ifası amacıyla yapılmış her türlü tasarruf ve ödeme de geçersizdir. Genel kurul kararından önce mahkemece atanacak bilirkişi tarafından değerleme yapılması da gerekir. Bu, kuruluş sonrası dönemde dahi sermayenin korunması mantığının ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Tescilden sonraki ilk iki yılda, sermayenin onda birini aşan işletme/ayın devralma-kiralama işlemleri özel denetime tabidir.
14) Kuruluşun Sonuçları
Kuruluş süreci tamamlanıp tescil gerçekleştiğinde anonim şirket tüzel kişilik kazanır. Artık şirket kendi adına hak sahibi olabilir, borç altına girebilir, dava açabilir ve dava edilebilir. Kurucuların ön hazırlık aşamasındaki özel konumu, şirket tüzel kişiliğinin doğmasıyla yerini kurumsal işleyişe bırakır.
Şirketin malvarlığı kurucuların malvarlığından ayrılır. Sermaye artık şirket organizasyonunun ekonomik temelidir. Yönetim kurulu ve genel kurul gibi organlar bu aşamadan sonra fiilen işlemeye başlar.
Ayrıca şirketin üçüncü kişilerle ilişkisi de somutlaşır. Temsil yetkilileri, ticaret unvanı, merkez, sermaye bilgisi ve ilan olunan esas sözleşme unsurları şirketin dış dünyaya karşı tanıtıcı çerçevesini oluşturur.
Tescille birlikte anonim şirket artık “kurulmakta olan yapı” olmaktan çıkar, tam anlamıyla hukuk süjesi haline gelir.
15) Kuruluşun Sakatlığı ve Fesih Boyutu
TTK, anonim şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemeyeceğini kabul eder. Ancak kuruluşta kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmişse, belirli kişiler tarafından şirketin feshinin istenebileceği özel dava yolu öngörülmüştür.
Bu, kuruluş sakatlığının sonuçları bakımından modern yaklaşımdır. Şirket bir kez tescil edilip piyasa ilişkilerine girdikten sonra, onu yokluk veya kesin hükümsüzlük mantığıyla geriye doğru dağıtmak yerine, sınırlı süreli ve sıkı şartlara bağlı fesih rejimi benimsenmiştir.
Sınavda bu ayrım önemlidir: kuruluş sakatlığı her zaman “şirket yok sayılır” sonucunu doğurmaz. Tescil edilmiş anonim şirket bakımından özel fesih mekanizması öne çıkar.
Tescil edilmiş anonim şirkette kuruluş sakatlığı her zaman yokluk/butlan değil; çoğu zaman özel fesih rejimiyle ele alınır.
16) Sınav İçin En Kritik Bilgiler
- Anonim şirket, kurucuların esas sözleşmede anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur.
- Kurucu, pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek veya tüzel kişidir.
- Tek kuruculu anonim şirket mümkündür.
- Esas sözleşme yazılı olmalı; noter onaylı veya sicil müdürü huzurunda imzalanmalıdır.
- Bazı anonim şirketler Bakanlık izni ile kurulur.
- Kuruluş belgeleri arasında esas sözleşme, değerleme raporları ve kuruluşla ilgili sözleşmeler yer alır.
- Nakdî sermayenin belirli kısmının bankaya yatırıldığını gösteren belge tescil başvurusunda önemlidir.
- Kurucu menfaatleri sermayeyi azaltacak şekilde tanınamaz; sınırlı kurucu intifa modeli mümkündür.
- Şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.
- Tescilden sonraki iki yıl içinde, sermayenin onda birini aşan işletme/ayın devralma-kiralama işlemleri özel onay ve tescile tabidir.
Final Özet
Anonim şirketlerin kuruluşu, kurucuların iradesi ile başlayan ve tescille tamamlanan çok katmanlı hukukî süreçtir. Kurucu kavramı, esas sözleşmenin şekli, izin sistemi, kuruluş belgeleri, sermaye taahhüdü, kurucu menfaatleri ve kuruluş sonrası devralma-kiralama sınırlamaları birlikte düşünüldüğünde, anonim şirketin neden sıkı kuruluş rejimine tabi olduğu daha iyi anlaşılır. Çünkü anonim şirket yalnızca kurucuların özel ilişkisi değil; alacaklıları, yatırımcıları ve piyasayı etkileyen kurumsal yapıdır.
Öğrenim Hedefleri
- Anonim şirket kuruluşunun aşamalarını öğrenmek
- Kurucu kavramını ve kurucu sıfatının sonuçlarını kavramak
- Esas sözleşmenin şekil ve içerik şartlarını anlamak
- İzin sistemi uygulamasını öğrenmek
- Kuruluş belgelerinin işlevini kavramak
- Kurucu menfaatleri rejimini öğrenmek
- Tescilin tüzel kişilik açısından önemini değerlendirebilmek
- Kuruluştan sonra devralma ve kiralama sınırlamalarını kavrayabilmek
- Kuruluş sakatlığının sonuçlarını ayırt edebilmek
Önemli Notlar
EZBER: Kurucu, pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan kişidir.
EZBER: Şirket, tescil ile tüzel kişilik kazanır.
EZBER: Esas sözleşme yazılı olmalı; noter onaylı veya sicil müdürü huzurunda imzalanmalıdır.
EZBER: Bazı anonim şirketler Bakanlık iznine tabidir.
EZBER: Kurucu menfaatleri sermayeyi azaltacak şekilde tanınamaz.
EZBER: İlk iki yılda, sermayenin onda birini aşan işletme/ayın devralma-kiralama işlemleri özel kurala tabidir.
Bu Konudaki Tüm Sorular
Aşağıda, ilgili konuya ait veritabanında kayıtlı tüm aktif sorular listelenmektedir.