Türev Araçlar, Piyasalar ve Risk Yönetimi
Türev Araçların Fiyatlaması ve Değerlemesi
Vadeli işlem fiyatlaması, baz ve baz riski, hisse, endeks, döviz, emtia ve faiz vadeli sözleşmelerinin fiyatlaması; opsiyon fiyatlaması, alım-satım paritesi, Black-Scholes, binom modeli, implied volatility ve Greeks bu bölümde kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
Konu İçeriği
Türev Araçların Fiyatlaması ve Değerlemesi
Türev araçların en teknik ve en kritik kısmı fiyatlama ve değerleme bölümüdür. Çünkü forward, futures, opsiyon ve benzeri sözleşmelerin mantığını gerçekten anlayabilmek için, bu sözleşmelerin fiyatlarının nasıl oluştuğunu bilmek gerekir. Bir türev ürünün fiyatı sadece piyasa beklentilerinin sonucu değildir; arbitraj ilişkileri, taşıma maliyeti mantığı, faiz oranları, temettüler, depolama maliyetleri, volatilite ve zaman gibi değişkenlerin birleşiminden doğar. Bu nedenle fiyatlama konusu, türev araçların teorik omurgasıdır.
Bu bölümde önce vadeli işlem sözleşmelerinin fiyatlaması ele alınacak, ardından baz ve baz riski mantığı açıklanacaktır. Sonra hisse, endeks, döviz, emtia ve faiz vadeli sözleşmelerinin fiyatlamasına geçilecektir. İkinci büyük kısımda opsiyon fiyatlaması, alım-satım paritesi, Black-Scholes modeli, binom modeli, implied volatility ve Greeks ayrıntılı biçimde incelenecektir. Bu bölüm teknik olsa da doğru kurulduğunda sınav açısından çok yüksek verim sağlar; çünkü soruların önemli kısmı kavramları ayırt etme, ilişkileri yorumlama ve temel fiyatlama mantığını kavrama üzerine gelir.
Türev fiyatlama = arbitrajı engelleyen teorik fiyatın bulunması
1) Vadeli İşlem Fiyatlamasının Temel Mantığı
Vadeli işlem sözleşmelerinin fiyatlamasında temel yaklaşım taşıma maliyeti modelidir. Bu yaklaşımın mantığı şudur: aynı dayanak varlık için spot piyasada bugünden pozisyon almak ile vadeli piyasada ileri tarihli fiyat belirlemek arasında arbitrajı önleyecek bir denge kurulmalıdır. Eğer vadeli fiyat olması gerekenden çok yüksekse ya da çok düşükse, risksiz kazanç fırsatı doğar. İşte fiyatlama modelleri bu risksiz kazancı ortadan kaldıran teorik denge fiyatını verir.
En basit haliyle, vadeli fiyat spot fiyatın zaman değeriyle ilişkilendirilmiş halidir. Ancak bu ilişki her dayanak varlıkta aynı değildir. Hisse senedi için temettü dikkate alınır, emtia için depolama ve sigorta maliyeti eklenebilir, dövizde yerli ve yabancı faiz farkı önem kazanır, faiz kontratlarında ise getiri eğrisi ve ilgili faiz oranı dinamikleri devreye girer.
Dolayısıyla vadeli fiyatlama sorularında ilk yapılması gereken şey, dayanak varlığın hangi sınıfa ait olduğunu belirlemektir. Çünkü formülün temel mantığı aynı olsa da, maliyet ve getiri unsurları dayanak varlığa göre değişir.
Vadeli fiyat, spot fiyatın ileri tarihe taşınmış ve ilgili maliyet/getiri unsurlarıyla düzeltilmiş halidir.
2) Taşıma Maliyeti (Cost of Carry) Yaklaşımı
Taşıma maliyeti yaklaşımı, spot piyasada dayanak varlığı bugün elde tutmanın maliyeti ile vadeli piyasada geleceğe bırakmanın ekonomik eşdeğerliğini kurar. Eğer bir yatırımcı dayanak varlığı bugün satın alırsa, bunun finansman maliyetine katlanır. Bazı durumlarda depolama, sigorta ve muhafaza giderleri de ortaya çıkar. Buna karşılık, varlıktan temettü, kupon, kira geliri ya da convenience yield gibi getiriler elde edilebilir. Teorik vadeli fiyat, işte bu maliyet ve getirilerin net etkisini içerir.
Genel mantık şöyle özetlenebilir:
Vadeli Fiyat = Spot Fiyat × taşıma etkisi
Taşıma etkisi, çoğu zaman faiz oranı ve diğer maliyet/getiri kalemlerinin birleşik sonucudur.
Bu yaklaşımın en önemli özelliği arbitraj mantığına dayanmasıdır. Eğer vadeli fiyat teorik seviyenin çok üstüne çıkarsa, yatırımcı spotta alıp vadeli piyasada satarak risksiz kazanç elde edebilir. Eğer çok altına düşerse bunun tersi yapılabilir. Dolayısıyla piyasa fiyatı, teorik fiyatın etrafında şekillenir.
Cost of carry yaklaşımı, arbitrajı ortadan kaldıran vadeli fiyatı bulur.
3) Forward ve Futures Fiyatlaması Arasındaki Teorik Yakınlık
Teoride forward ve futures fiyatları çoğu durumda birbirine çok yakın düşünülür. Bunun nedeni, her ikisinin de dayanak varlığın ileri tarihteki fiyatı üzerine kurulmuş sözleşmeler olmasıdır. Ancak yapısal olarak forward ile futures arasında farklar vardır. Forward sözleşmeleri tezgâhüstü yapılır ve genellikle vade sonunda netleşir. Futures sözleşmeleri ise organize piyasalarda işlem görür ve günlük uzlaşma mekanizmasına tabidir.
Faiz oranlarının sabit, korelasyonların zayıf veya günlük uzlaşma etkisinin düşük olduğu durumlarda fiyatlar birbirine çok yakın olur. Ancak özellikle faiz oranlarının oynak olduğu veya dayanak varlık getirileri ile faizler arasında ilişki bulunduğu durumlarda, futures ve forward fiyatları arasında fark oluşabilir.
SPL düzeyinde çoğu temel soruda forward ve futures fiyatlama mantığı birlikte anlatılır; fakat yapısal farkın günlük uzlaşma ve organize piyasa boyutunda olduğu unutulmamalıdır.
4) Teorik Vadeli Fiyat ve Arbitraj
Teorik vadeli fiyatın belirlenmesinin en önemli nedeni arbitraj fırsatlarını ortadan kaldırmaktır. Eğer vadeli kontrat aşırı değerliyse, yatırımcı spot piyasada dayanak varlığı alıp vadeli piyasada satar. Eğer vadeli kontrat aşırı değersizse, bu kez spotta kısa pozisyon alıp vadeli piyasada uzun pozisyon kurabilir. Kitapta da aşırı değerli ve aşırı değersiz forward örnekleri üzerinden risksiz kazanç mantığı gösterilmektedir. :contentReference[oaicite:1]{index=1}
Örneğin spot fiyatın 100 TL, risksiz faizin %3 olduğu durumda teorik sentetik uzun pozisyon yaklaşık 103 TL ederken, vadeli fiyat 105 TL ise forward pahalı kabul edilir ve kısa forward + spotta uzun pozisyon ile arbitraj yapılabilir. Tersi durumda vadeli fiyat olması gerekenden düşük kalırsa, uzun forward ve spotta kısa sentetik yapı devreye girer. :contentReference[oaicite:2]{index=2}
Bu mantık çok önemlidir çünkü türev fiyatlamasında “doğru fiyat” sezgisel olarak değil, arbitrajla test edilerek bulunur.
Teorik fiyat yalnızca formül sonucu değildir; formülün arkasında arbitrajı engelleyen ekonomik mantık vardır.
5) Baz Nedir?
Baz, spot fiyat ile vadeli fiyat arasındaki farktır.
Baz = Spot Fiyat − Vadeli Fiyat
Baz pozitif, negatif veya sıfıra yakın olabilir. Vade sonuna yaklaşıldıkça spot ve vadeli fiyatların birbirine yaklaşması beklenir; dolayısıyla bazın da sıfıra doğru gitmesi beklenir. Fakat vade öncesinde spot ve vadeli fiyatlar aynı oranda değişmeyebilir. Bu nedenle baz zaman içinde daralabilir, genişleyebilir veya işaret değiştirebilir.
Baz kavramı özellikle hedge işlemlerinde çok önemlidir. Çünkü korunma yapan taraf, vadeli pozisyon açtığı anda gelecekte bazın ne olacağını tam olarak bilemez. Dolayısıyla fiyat riski büyük ölçüde azaltılsa bile, bazdaki değişim nedeniyle tam korunma sağlanamayabilir. Bu kalan risk, baz riskidir.
Baz = Spot fiyat − Vadeli fiyat
6) Baz Riski Nedir?
Baz riski, spot fiyat ile hedge amacıyla kullanılan vadeli kontrat fiyatının birbirine tam uyumlu hareket etmemesi nedeniyle ortaya çıkan risktir. Kitapta da baz riskinin, hedgelemede kullanılan vadeli kontrat fiyatlarının dayanak varlık fiyatları ile tam uyumlu hareket etmemesine bağlı olduğu açıkça belirtilmektedir.
Baz riski özellikle şu durumlarda ortaya çıkar:
• Riski azaltılmak istenen varlık ile futures sözleşmesine konu olan dayanak varlık aynı değilse,
• Vade uyumsuzluğu varsa,
• Pozisyon vade sonundan önce kapatılmak zorunda kalırsa.
Kitapta bu unsurlar özellikle baz riskini belirleyen temel faktörler olarak sıralanır.
Baz riski fiyat riskinden daha düşüktür ama sıfır değildir. Hedge yapılan kontrat ile korunulmak istenen risk arasında korelasyon ne kadar yüksekse, baz riski o kadar azalır. Vade uyumsuzluğu büyüdükçe baz riski artar. Kitapta yüksek korelasyon ve vade uyumunun optimal hedge için kritik olduğu da örnekle gösterilmektedir. :contentReference[oaicite:5]{index=5}
Korelasyon yükseldikçe baz riski azalır; vade uyumsuzluğu arttıkça baz riski yükselir.
7) Bazın Daralması ve Genişlemesi
Bazın zaman içinde daralması ya da genişlemesi, hedge sonucunu doğrudan etkiler. Kitaptaki örnekte Nisan ayında spot fiyat 10 TL, Aralık vadeli fiyatı 12 TL olduğu için başlangıç baz değeri -2 TL’dir. Kasım ayında spot 9 TL, vadeli fiyat 10 TL olunca baz -1 TL’ye gelir, yani baz 1 TL daralmış olur. Kısa pozisyonlu yatırımcı için bu durum hedge sonucunu olumlu etkiler ve net 1 TL kâr yaratır. :contentReference[oaicite:6]{index=6}
Aynı örneğin uzun pozisyon tarafında ise sonuç ters döner; baz daralmasına rağmen yatırımcı net zarar yaşayabilir. Kitap bu örnekle çok önemli bir mesaj verir: bazın yönü ile hedge pozisyonunun yönü birlikte değerlendirilmelidir.
Genel kural olarak bazın daralması kısa pozisyon için olumlu, uzun pozisyon için olumsuz olabilir; bazın genişlemesi ise bunun tersi etki yaratabilir. Baz değişmiyorsa tam korunma sağlanmış olur. Ancak gelecekteki baz değeri önceden tam bilinmediği için hedge işlemlerinde her zaman bir miktar belirsizlik kalır.
“Fiyat riskini hedge ettim, artık risk kalmadı” düşüncesi yanlıştır; baz riski hedge sonrasında da devam edebilir.
8) Hisse Vadeli Sözleşmelerinin Fiyatlaması
Hisse vadeli sözleşmelerinin fiyatlamasında temel mantık, spot fiyatın risksiz faiz oranı ile ileri tarihe taşınmasıdır. Ancak hisse senetlerinin temettü ödeyebilmesi nedeniyle, temettü getirisi fiyatlama üzerinde azaltıcı etki yapar. Çünkü hisseyi spotta tutan yatırımcı temettü alabilirken, vadeli sözleşme sahibi bu temettü akışını doğrudan elde etmez.
Bu nedenle temettü ödemesi olmayan basit yapıda teorik fiyat:
F = S × e^(rt)
Temettü ödemesi varsa:
F = S × e^((r−q)t)
biçiminde ifade edilir.
Burada S spot fiyatı, r risksiz faiz oranını, q temettü verimini, t ise vadeye kalan süreyi gösterir. Temettü ne kadar yüksekse, teorik vadeli fiyat üzerindeki aşağı yönlü etki de o kadar belirgin olur.
9) Endeks Vadeli Sözleşmelerinin Fiyatlaması
Endeks vadeli sözleşmelerinin fiyatlaması, hisse vadeli sözleşmelerine çok benzer; çünkü endeks de aslında bir hisse sepetidir. Ancak burada tek bir hissenin temettüsü değil, endeks sepetinin beklenen toplam temettü verimi dikkate alınır.
Genel mantık:
F = S × e^((r−q)t)
Burada q, endeks bileşenlerinden beklenen temettü getirilerinin toplam etkisini temsil eder.
Endeks futures fiyatlamasında temel sorun, gelecekteki temettülerin tam kesin bilinmemesidir. Buna rağmen sınav mantığında ana çerçeve nettir: faiz fiyatı yukarı iter, beklenen temettü aşağı çeker.
10) Döviz Vadeli Sözleşmelerinin Fiyatlaması
Döviz vadeli sözleşmelerinin fiyatlamasında iki para biriminin faiz oranları birlikte dikkate alınır. Çünkü döviz taşımak, bir anlamda bir para birimini elde tutarken diğerine karşı pozisyon almak anlamına gelir. Bu nedenle fiyatlama, yerli faiz ve yabancı faiz farkı ile belirlenir.
Temel mantık:
F = S × e^((r_yerli − r_yabancı)t)
Yerli faiz oranı arttıkça vadeli döviz fiyatı yükselme eğilimi gösterebilir; yabancı faiz arttıkça ise düşme yönlü etki oluşabilir. Kitapta döviz forward sözleşmesinin ara tarihte değerlenmesine ilişkin örnek de verilir; burada yeni forward kurunun alış-satış kotasyonları ve USD/GBP faizleri kullanılarak sözleşmenin güncel değeri hesaplanmaktadır. :contentReference[oaicite:8]{index=8}
Döviz futures/forward fiyatlamasında belirleyici unsur iki para biriminin faiz farkıdır.
11) Emtia Vadeli Sözleşmelerinin Fiyatlaması
Emtia vadeli sözleşmeleri de taşıma maliyeti yaklaşımı ile fiyatlanır; fakat burada depolama, sigorta ve muhafaza giderleri çok daha önemlidir. Çünkü emtialar hisse ve tahvil gibi finansal varlıklar değildir; fiziksel özellik taşırlar ve çoğu zaman stoklanmaları gerekir.
Kitapta da vurgulandığı gibi emtia vadeli fiyatlamaları, finansal varlıklarda olduğu gibi cost of carry yaklaşımıyla ele alınır. Ancak piyasa koşullarına bağlı olarak emtia piyasaları contango veya backwardation yapıda oluşabilir. Vadeli fiyatların, vade tarihinde beklenen spot fiyattan yüksek olduğu yapı contango; tersinin görüldüğü yapı backwardation olarak tanımlanır. :contentReference[oaicite:9]{index=9}
Emtiada fiyatlama sadece faiz ve depolama maliyetiyle açıklanmaz; convenience yield gibi fiziksel mala sahip olmanın sağladığı fayda da önemlidir. Bu nedenle emtia fiyatlama, finansal varlıklara göre daha karmaşık kabul edilir.
12) Faiz Vadeli Sözleşmelerinin Fiyatlaması
Faiz vadeli sözleşmelerinin fiyatlamasında doğrudan getiri eğrisi mantığı ve ilgili faiz oranının zaman yapısı önemlidir. Burada dayanak varlık çoğu zaman tahvil, bono veya faiz oranının kendisidir. Fiyatlama yapılırken risksiz faiz eğrisi, kupon yapısı, vade ve iskonto katsayıları devreye girer.
Faiz vadeli kontratları özellikle gelecekteki faiz seviyesine ilişkin korunma veya beklenti oluşturmak için kullanılır. Teknik düzeyde sınav sorularında çoğu zaman “hangi sözleşmede hangi fiyatlama unsuru baskındır?” ayrımı önemlidir. Faiz kontratlarında odak, getiri eğrisi ve faiz taşıma mantığıdır.
Hisse/endeks fiyatlamasında temettü, döviz fiyatlamasında faiz farkı, emtia fiyatlamasında depolama ve convenience yield öne çıkar.
13) Opsiyon Fiyatlamasının Temeli
Opsiyon fiyatlaması, vadeli işlem fiyatlamasına göre daha karmaşıktır. Çünkü opsiyonlar doğrusal değil, doğrusal olmayan ödeme yapısına sahiptir. Bir forward sözleşmesinde fiyat farkı kadar kâr/zarar oluşurken, opsiyonda tarafın hakkı kullanıp kullanmama serbestisi vardır. Bu nedenle opsiyon fiyatı sadece spot fiyat ve faiz oranına değil; volatilite, vade ve kullanım fiyatı gibi değişkenlere de duyarlıdır.
Temel bakış açısıyla opsiyon primi iki bileşenden oluşur:
İçsel değer + zaman değeri
İçsel değer, opsiyonun hemen bugün kullanılması halinde sağlayacağı avantajı gösterir. Zaman değeri ise opsiyonun vadeye kadar avantajlı hale gelme ihtimalinden kaynaklanan ek değerdir. Opsiyon fiyatlaması modelleri bu iki bileşeni matematiksel olarak bütüncül biçimde açıklar.
14) Alım-Satım Paritesi (Put-Call Parity)
Aynı dayanak varlık, aynı kullanım fiyatı ve aynı vade için Avrupa tipi call ve put opsiyonları arasında denge ilişkisi vardır. Buna alım-satım opsiyon paritesi ya da put-call parity denir.
Temel ilişki:
S − Xe^(−rt) = c − p
Temettü varsa:
Se^(−qt) − Xe^(−rt) = c − p
Kitapta bu parite açıkça verilmekte ve Avrupa tipi opsiyonlar için geçerli olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca call veya put primlerinden biri biliniyorsa, diğerinin bu ilişki üzerinden bulunabileceği gösterilmektedir. :contentReference[oaicite:10]{index=10}
Put-call parity çok önemlidir çünkü opsiyon fiyatlamasında arbitrajı önleyen temel denge ilişkisidir. Eğer bu ilişki bozulursa sentetik call veya sentetik put oluşturularak risksiz kazanç fırsatı doğabilir.
Put-call parity temel olarak Avrupa tipi opsiyonlar için kurulur; Amerikan tipi opsiyonlarda doğrudan aynı eşitlikle çalışmak doğru değildir.
15) Black-Scholes Modeli
Black-Scholes modeli, opsiyon fiyatlamasında en bilinen ve en klasik modellerden biridir. Kitapta da Black-Scholes modelinin analitik formül içerdiği, dayanak varlık cari fiyatı, kullanım fiyatı, faiz oranı, vadeye kalan süre ve volatilite gibi girdilere dayandığı açıkça gösterilmektedir.
Avrupa tipi call için temel form:
C = S N(d1) − X e^(−rt) N(d2)
Burada:
S = spot fiyat
X = kullanım fiyatı
r = risksiz faiz oranı
t = vadeye kalan süre
σ = volatilite
N(.) = standart normal dağılım fonksiyonu
Modelin gücü, opsiyon fiyatını kapalı formda verebilmesidir. Ancak bu güç, belirli varsayımlara dayanır: piyasaların sürtünmesiz olması, volatilitenin sabit kabul edilmesi, faiz oranının sabit olması, işlemlerin sürekli yapılabilmesi ve getirilerin lognormal yapıda davranması gibi.
16) Black-Scholes Modelinin Varsayımları ve Sınırlılıkları
Kitap, Black-Scholes modelinin sadece formülünü değil, sınırlılıklarını da açık biçimde ele alır. Özellikle sabit volatilite varsayımının gerçek hayatta tam karşılık bulmadığı, piyasaların normal kabul edilmesinin aşırı uç hareketleri ve volatilite kümelenmesini yeterince yansıtmayabileceği vurgulanır. :contentReference[oaicite:12]{index=12}
Bu nedenle model pratikte çok yararlı olsa da kusursuz değildir. Özellikle stres dönemlerinde, volatilitenin asimetrik davranması ve piyasanın “fat tails” özelliği göstermesi nedeniyle model riski olduğundan düşük gösterebilir. Bu yüzden implied volatility yüzeyleri ve daha gelişmiş volatilite modelleri devreye girer.
Sınav açısından en kritik nokta şudur: Black-Scholes önemlidir ama varsayımları nedeniyle eleştirilen, buna rağmen temel model olarak kabul edilen yapıdır.
Black-Scholes güçlüdür; ama sabit volatilite ve normal piyasa varsayımları nedeniyle sınırsız geçerliliğe sahip değildir.
17) Binom Modeli
Binom modeli, opsiyon fiyatlamasında kullanılan sezgisel ve öğretici modellerden biridir. Bu modelde dayanak varlık fiyatının her dönemde iki olası yöne gideceği varsayılır: yukarı veya aşağı. Zaman küçük adımlara bölünür ve her düğümde olası fiyatlar hesaplanır. Sonra opsiyonun her düğümdeki değeri geriye doğru indirgenerek bugünkü fiyat bulunur.
Binom modelinin önemli avantajı, Amerikan tipi opsiyonlara da uygulanabilmesidir. Çünkü model her aşamada erken kullanım kararını kontrol etmeye uygundur. Black-Scholes daha analitik ve kapalı form bir modelken, binom modeli daha ağaç yapısına dayalı ve adım adım çalışan bir yapıdır.
Öğretici açıdan binom modeli çok değerlidir; çünkü risk-nötr olasılık, geriye doğru fiyatlama ve opsiyonun doğrusal olmayan yapısını net biçimde gösterir. Sınavlarda binom modeli genellikle “ağaç yöntemi”, “iki olası fiyat hareketi” ve “erken kullanım avantajı” ile ilişkilendirilir.
18) Implied Volatility (Örtük Volatilite)
Implied volatility, gözlenen piyasa opsiyon fiyatından geriye doğru çıkarılan volatilite seviyesidir. Başka bir ifadeyle, opsiyon fiyatını Black-Scholes veya benzeri modele koyup bilinmeyen volatiliteyi çözdüğümüzde bulduğumuz değer implied volatility olur.
Bu kavram çok önemlidir çünkü piyasanın beklediği oynaklık seviyesini gösterir. Tarihsel volatilite geçmişe bakar; implied volatility ise piyasanın bugünkü fiyatları üzerinden geleceğe dair oynaklık beklentisini yansıtır. Kitapta volatilite sabitliği eleştirisi yapılırken, piyasada volatilitenin farklı kullanım fiyatları ve vadelerde değişebildiği gerçeğine dikkat çekilmektedir.
Bu nedenle implied volatility tek bir sayı değil, çoğu zaman bir yüzeydir. Farklı vade ve strike seviyelerinde farklı örtük volatilite değerleri oluşur. Bu yapı, volatilite gülümsemesi ve volatilite çarpıklığı gibi kavramları ortaya çıkarır.
Tarihsel volatilite geçmişi, implied volatility ise piyasanın opsiyon fiyatları içindeki geleceğe dönük beklentisini yansıtır.
19) Greeks Nedir?
Greeks, opsiyon fiyatının farklı risk faktörlerine karşı duyarlılığını ölçen parametrelerdir. Opsiyon fiyatlamak bir şeydir; o fiyatın hangi değişkende ne kadar oynayacağını ölçmek başka bir şeydir. Greeks tam burada devreye girer. Opsiyon portföyü yöneten herkes için Greeks, risk yönetiminin dilidir.
Başlıca Greeks şunlardır:
• Delta
• Gamma
• Theta
• Vega
• Rho
Bunların her biri, opsiyon fiyatının başka bir değişkene duyarlılığını gösterir. Sınavlarda çoğu zaman “hangi Greek neyi ölçer?” şeklinde direkt sorular gelir.
20) Delta
Delta, opsiyon fiyatının dayanak varlık fiyatındaki küçük değişime karşı duyarlılığını ölçer. Yani dayanak varlık fiyatı 1 birim değiştiğinde, opsiyon fiyatının yaklaşık ne kadar değişeceğini gösterir.
Call opsiyonlarında delta genellikle pozitiftir; çünkü dayanak fiyat yükseldikçe call değeri artar. Put opsiyonlarında delta genellikle negatiftir; çünkü dayanak fiyat yükseldikçe put değeri düşer. Delta ayrıca hedge oranı gibi de yorumlanır; opsiyon pozisyonunu nötrlemek için kaç birim dayanak varlık gerektiğini düşündürür.
21) Gamma
Gamma, deltanın dayanak varlık fiyatına göre değişim hızını ölçer. Başka bir ifadeyle delta eğiminin eğimidir. Opsiyonun doğrusal olmayan doğasını asıl gösteren Greek gamma’dır.
Gamma yüksekse, dayanak varlık fiyatındaki küçük değişimler bile deltayı hızla değiştirir. Bu nedenle delta hedge yapan yatırımcılar için gamma çok önemlidir; çünkü deltayı sabit sanmak yanıltıcı olabilir.
22) Theta
Theta, zaman geçtikçe opsiyon fiyatının nasıl eridiğini ölçer. Opsiyonun vadesi yaklaştıkça zaman değeri azalır; bu yüzden çoğu opsiyon için theta negatiftir. Yani zaman, opsiyon alıcısının aleyhine çalışır.
Özellikle at-the-money ve kısa vadeye yaklaşan opsiyonlarda theta etkisi daha belirgin olabilir. Theta, opsiyonun “zaman maliyeti” gibidir.
23) Vega
Vega, opsiyon fiyatının volatilitedeki değişime duyarlılığını ölçer. Volatilite yükseldikçe opsiyonun avantajlı hale gelme ihtimali arttığı için, hem call hem de put opsiyonları çoğu zaman daha değerli hale gelir. Bu nedenle vega genellikle pozitiftir.
Vega özellikle implied volatility analizi yapanlar için kritik öneme sahiptir. Çünkü piyasa oynaklık beklentisi değiştiğinde, opsiyon fiyatları spot değişmeden de hareket edebilir.
24) Rho
Rho, opsiyon fiyatının faiz oranındaki değişime duyarlılığını ölçer. Faiz etkisi çoğu zaman delta veya vega kadar görünür olmasa da, özellikle uzun vadeli opsiyonlarda daha anlamlı hale gelebilir.
Genel mantıkla faiz oranı call değerini artırma, put değerini azaltma yönünde etki yaratabilir; çünkü kullanım fiyatının bugünkü değeri faiz oranına bağlıdır.
Delta = fiyat duyarlılığı
Gamma = deltanın duyarlılığı
Theta = zaman aşınması
Vega = volatilite duyarlılığı
Rho = faiz duyarlılığı
Final Özet (Sınavlık)
- Vadeli fiyatlama temel olarak cost of carry yaklaşımına dayanır.
- Teorik vadeli fiyat arbitrajı ortadan kaldıran dengeli fiyattır.
- Baz, spot fiyat ile vadeli fiyat arasındaki farktır.
- Baz riski, spot ve vadeli fiyatların tam uyumlu hareket etmemesinden doğar.
- Hisse ve endeks futures fiyatlamasında temettü, döviz futures fiyatlamasında faiz farkı önemlidir.
- Emtia futures fiyatlamasında depolama, sigorta ve convenience yield etkili olabilir.
- Opsiyon fiyatı içsel değer ve zaman değeri mantığıyla anlaşılır.
- Put-call parity, Avrupa tipi call ve put arasında arbitrajı önleyen denge ilişkisidir.
- Black-Scholes modeli analitik bir opsiyon fiyatlama modelidir.
- Binom modeli, yukarı-aşağı fiyat ağacı ile opsiyon fiyatlar.
- Implied volatility, piyasa opsiyon fiyatından türetilen volatilitedir.
- Greeks, opsiyon fiyatının farklı risk faktörlerine duyarlılığını ölçer.
Öğrenim Hedefleri
- Vadeli işlem fiyatlamasının temel mantığını kavrayabilmek
- Baz ve baz riski kavramlarını açıklayabilmek
- Hisse, endeks, döviz, emtia ve faiz vadeli sözleşmelerinin fiyatlamasını ayırt edebilmek
- Opsiyon fiyatlama mantığını ve put-call parity ilişkisini anlayabilmek
- Black-Scholes ve binom modeli arasındaki temel farkı yorumlayabilmek
- Implied volatility ve Greeks kavramlarını açıklayabilmek
Önemli Notlar
EZBER: Vadeli fiyatlama cost of carry mantığına dayanır.
EZBER: Baz = Spot fiyat − Vadeli fiyat.
EZBER: Put-call parity Avrupa tipi opsiyonlar arasındaki denge ilişkisidir.
EZBER: Black-Scholes temel analitik opsiyon fiyatlama modelidir.
EZBER: Delta, Gamma, Theta, Vega ve Rho en temel Greeks parametreleridir.
Bu Konudaki Tüm Sorular
Aşağıda, ilgili konuya ait veritabanında kayıtlı tüm aktif sorular listelenmektedir.