Ana Sayfa / SPL / Türev Araçlar, Piyasalar ve Risk Yönetimi / Türev Araçların Risk Yönetiminde Kullanımı
Ders Kodu: 1011 · Konu 18/24

Türev Araçlar, Piyasalar ve Risk Yönetimi

Türev Araçların Risk Yönetiminde Kullanımı

Kur riski, ithalatçı-ihracatçı korunması, döviz futures ile hedge, hisse portföyü riskinin vadeli sözleşmelerle yönetimi ve opsiyonlarla portföy sigortası bu bölümde ayrıntılı ve sınav odaklı biçimde ele alınmaktadır.

SPL Türev Araçlar, Piyasalar ve Risk Yönetimi Türev Araçlar, Piyasalar ve Risk Yönetimi Konu 18 12 soru
Toplam Konu
24
Bu Konudaki Sorular
12
Ders Toplam Soru Havuzu
591
Sayfa Gezinimi
Konu 18 / 24

Konu İçeriği

Türev Araçların Risk Yönetiminde Kullanımı

Türev araçların finansal sistem içindeki en önemli işlevlerinden biri risk yönetimidir. Her ne kadar bu araçlar arbitraj ve spekülasyon amacıyla da kullanılabilse de, kurumsal finansman açısından asıl kritik rolleri, gelecekte ortaya çıkabilecek olumsuz fiyat hareketlerine karşı bugünden korunma imkânı sağlamalarıdır. İşletmelerin ve yatırımcıların karşılaştığı kur riski, faiz riski, hisse senedi fiyat riski ve emtia fiyat riski gibi belirsizlikler, çoğu zaman faaliyet sonucunu doğrudan etkiler. Bu nedenle türev ürünleri yalnızca “alım satım enstrümanı” olarak görmek eksik olur; bunlar aynı zamanda bilanço koruma, nakit akışı planlama ve finansal istikrar aracı olarak değerlendirilmelidir.

Özellikle döviz kuru oynaklığına açık ekonomilerde, yabancı para cinsinden alacak veya borç taşıyan taraflar, önemli ölçüde finansal belirsizlik yaşar. Benzer biçimde hisse senedi portföyü taşıyan bir yatırımcı veya portföy yöneticisi, piyasanın genel düşüşünden zarar görme riski altındadır. İşte bu tür durumlarda türev araçlar, karşı karşıya kalınan riskin ters yönünde pozisyon alınmasına imkân vererek olası kayıpların azaltılmasını sağlar. Bu bölümde özellikle türev araçların “risk azaltma” tarafı merkeze alınmakta; kur riski, ithalatçı-ihracatçı korunması, döviz futures ile hedge, hisse portföyü risk yönetimi ve opsiyonlarla portföy sigortası ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

Ana Mantık:
Türev araçlar çoğu zaman daha fazla kâr yaratmak için değil, mevcut riski daha yönetilebilir hale getirmek için kullanılır.

1) Finansal Riskler Neden Ortaya Çıkar?

Finansal risklerin önemli bir kısmı bilanço uyumsuzluğundan kaynaklanır. Gelirlerin bir para biriminde, maliyetlerin başka bir para biriminde olması; aktiflerin faiz yapısının bir tür, pasiflerin faiz yapısının başka tür olması; portföyün fiyat hareketlerine açıkken korunma mekanizmasının bulunmaması gibi durumlar, şirketin ya da yatırımcının finansal açıdan kırılgan hale gelmesine yol açar.

Örneğin gelirleri TL cinsinden olan ama maliyetleri veya borçları döviz cinsinden bulunan bir firma düşünelim. Döviz kurundaki artış, bu işletmenin üretim maliyetini veya borç servisini yükseltebilir. Aynı şekilde, ileride tahsil edeceği alacağı yabancı para cinsinden olan bir şirket için kurun düşmesi de zarar doğurabilir. Demek ki risk, yalnızca fiyatın değişmesinden değil, o fiyat değişiminin tarafın bilançosu üzerindeki etkisinden doğar.

Bu nedenle risk yönetimi, yalnızca piyasa tahmini yapmak değildir. Asıl mesele, şirketin veya yatırımcının hangi değişkene ne ölçüde maruz kaldığını görmek ve bu maruziyeti uygun araçlarla kontrol etmektir. Türev ürünler tam da bu amaçla devreye girer.

Akılda Kalsın:
Risk çoğu zaman fiyat değişiminden değil, o fiyat değişiminin bilançodaki dengesizlik yaratmasından doğar.

2) Hedging (Korunma) Ne Demektir?

Hedging, mevcut bir finansal riske karşı o riskin ters yönünde pozisyon alarak olası zararı azaltma işlemidir. Buradaki temel fikir çok nettir: spot piyasada ya da bilançoda oluşabilecek olumsuz etkinin, türev piyasadaki ters yönlü pozisyon ile dengelenmesi hedeflenir.

Bu yüzden hedge işlemi spekülasyondan farklıdır. Spekülatör fiyatın yönünü doğru tahmin edip kazanç sağlamaya çalışır. Hedge yapan taraf ise yön tahmininden çok, yön ne olursa olsun zararını sınırlandırmaya çalışır. Yani hedge işleminin başarısı “her durumda yüksek kâr” ile değil, “olumsuz senaryoda hasarın küçülmesi” ile ölçülür.

Bu çerçevede korunma yapan taraf çoğu zaman lehe senaryonun bir kısmından vazgeçebilir. Ancak bunun karşılığında aleyhe senaryodaki belirsizlik de azalır. Kurumsal finansman açısından bakıldığında, bu durum çok değerlidir; çünkü işletmeler için en önemli şey her zaman en yüksek kâr değil, öngörülebilir nakit akışı ve kontrollü finansal sonuçtur.

Sınav Notu:
Hedge = mevcut riski ters pozisyonla dengeleme
Spekülasyon = fiyat yönünü tahmin ederek kazanç arama

3) Kur Riski Nasıl Oluşur?

Kur riski, yabancı para cinsinden alacak veya borç taşıyan tarafların, döviz kurundaki değişim nedeniyle finansal sonuçlarının etkilenmesidir. Bu riskin yönü, tarafın gelecekte döviz alacak mı yoksa döviz ödeyecek mi olmasına göre değişir.

Eğer bir tarafın ileride döviz borcu varsa, kur yükseldiğinde aynı yabancı para tutarı için daha fazla TL ödemesi gerekir. Bu durumda kur artışı olumsuzdur. Eğer bir tarafın ileride döviz alacağı varsa, kur düştüğünde eline geçecek dövizin TL karşılığı azalır. Bu durumda ise kur düşüşü olumsuz hale gelir.

Dolayısıyla kur riskini anlamanın en kolay yolu şudur:
gelecekte döviz ödeyecek olan taraf, döviz pahalanmasından korkar;
gelecekte döviz tahsil edecek olan taraf ise döviz ucuzlamasından korkar. Bu ayrım, ileride kurulacak korunma stratejisinin yönünü de belirler.

Tuzak:
Aynı kur hareketi herkesi aynı şekilde etkilemez. Riskin yönü, tarafın döviz alacaklı mı borçlu mu olduğuna bağlıdır.

4) Döviz Borcu Olan Taraf İçin Kur Riski

Kitaptaki temel örneklerden biri, belirli bir tarihte ödenmesi gereken döviz borcuna sahip yatırımcı veya şirket örneğidir. Diyelim ki 3 ay sonra 1.000.000 ABD Doları borcu olan ve buna karşılık döviz geliri bulunmayan bir taraf var. Bugün kur 3,2 TL olsun. Eğer vade tarihinde kur 3,6 TL seviyesine çıkarsa, bu tarafın TL cinsinden yükü bugünkü duruma göre 400.000 TL artacaktır.

Aynı örnekte kurun 3,0 TL’ye düştüğü düşünülürse, bu kez borcun TL karşılığı azalacağı için taraf avantaj sağlayacaktır. Demek ki döviz borçlusu için başabaş seviyesi mevcut kurdur ve onun üzerindeki her kur seviyesi olumsuz etki yaratır. Bu tür bir bilançoda kur artışı, doğrudan zarar riski demektir.

İşte bu yapıya sahip olan taraflar, kur yükselişine karşı korunma stratejisi oluşturmak zorundadır. Türev ürünlerin kullanımı da tam burada başlar.

Ezber Kutusu:
Gelecekte döviz borcu olan taraf için kur artışı = bilanço zararı

5) Döviz Alacağı Olan Taraf İçin Kur Riski

Döviz alacağı olan taraf için risk ters yöndedir. İhracatçı bir firma, mal veya hizmet satışından doğan tahsilatını ileride döviz cinsinden elde edecekse, bu dövizi daha sonra yerel para cinsine çevirecektir. Kur yükselirse avantaj elde eder; kur düşerse ise aynı döviz tutarını daha düşük TL karşılığıyla bozdurmak zorunda kalır.

Bu nedenle ihracatçının temel korkusu kurun düşmesidir. Çünkü satıştan elde ettiği nominal döviz geliri değişmese bile, bunun bilanço ve gelir tablosuna TL yansıması azalır. Bu durum özellikle maliyetleri TL olan ama gelirleri döviz olan firmalar için daha görünür hale gelir.

Sonuç olarak ihracatçının korunma mantığı, döviz kurundaki düşüşü telafi edecek bir türev pozisyon kurmaktır.

6) Döviz Vadeli İşlem Sözleşmeleri ile Kur Riskini Yönetmek

Döviz futures sözleşmeleri, gelecekte belirli miktardaki dövizin belirli bir fiyattan alınıp satılmasını konu alan organize piyasa sözleşmeleridir. Bu sözleşmelerin risk yönetimindeki temel rolü, gelecekte karşılaşılacak kur seviyesinin belirsizliğini azaltmaktır.

Döviz futures ile yapılan korunmada amaç, kurun nereye gideceğini doğru tahmin etmek değil, olumsuz kur hareketlerinin finansal etkisini sınırlamaktır. Futures pozisyonunun yönü, tarafın mevcut döviz pozisyonuna göre belirlenir.

Eğer taraf gelecekte döviz ödeyecekse, döviz yükselişine karşı korunmalıdır. Eğer taraf gelecekte döviz alacaksa, döviz düşüşüne karşı korunmalıdır. Böylece spot piyasada oluşan zarar, futures pozisyonundaki kâr ile telafi edilmeye çalışılır.

Kritik Mesaj:
Döviz futures ile korunma, “kur ne olursa olsun sürprizi azaltma” yaklaşımıdır.

7) İhracatçı İçin Döviz Futures ile Korunma

İhracatçı gelecekte döviz tahsil edeceği için kur düşüşünden etkilenir. Bu nedenle korunma amacıyla futures piyasasında kısa pozisyon alması beklenir. Kısa pozisyonun mantığı şudur: kur düşerse futures pozisyonu kâr yaratır ve spot piyasadaki kaybın bir kısmını telafi eder.

Diyelim ki ihracatçı 3 ay sonra 1.000.000 ABD Doları tahsil edecek. Bugünkü kur seviyesini yeterli görüyor ve kur düşüşünden çekiniyor. Bu durumda döviz futures sözleşmesi satar. Vade geldiğinde kur gerçekten düşerse, eline geçen dövizin TL karşılığı azalır; ancak futures satış pozisyonu değer kazanır. Böylece toplam finansal etki dengelenir.

Kur düşmeyip yükselirse bu kez ihracatçı spot piyasada daha yüksek TL geliri elde eder, ama futures pozisyonu zarar yazabilir. Burada önemli olan nokta şudur: korunma yapan ihracatçı kurdan ekstra kazanç kovalamaz, gelirinin daha öngörülebilir olmasını ister.

Akılda Kalsın:
İhracatçı = gelecekte döviz satacak taraf
Korunma için futures piyasasında genelde kısa pozisyon alır

8) İthalatçının Döviz Riski ve Futures ile Yönetilmesi

İthalatçı gelecekte döviz ödeyeceği için kur yükselişinden etkilenir. Korunma amacıyla futures piyasasında uzun pozisyon alması beklenir. Uzun pozisyonun mantığı şudur: kur yükselirse futures pozisyonu kâr yaratır ve spot piyasadaki ek maliyeti azaltır.

Örneğin ithalatçı 3 ay sonra 500.000 ABD Doları ödeyecek olsun. Eğer bu süre içinde döviz kuru yükselirse, işletmenin TL cinsinden maliyeti artacaktır. Bunu önlemek için döviz futures sözleşmesi alır. Vade sonunda kur gerçekten yükselmişse, spot piyasada daha pahalı döviz alır; ama futures pozisyonu kâr eder. Bu sayede toplam maliyet daha öngörülebilir hale gelir.

Kur beklenmedik şekilde düşerse futures pozisyonu zarar yazabilir; buna karşılık spot piyasada daha ucuz döviz alınır. Yani korunma işlemi bazen fırsat maliyeti yaratabilir ama ana amaç en düşük kurdan döviz almak değil, şirketi belirsiz kur hareketlerinden korumaktır.

Tuzak:
Hedge işlemi yapan ithalatçı veya ihracatçı her zaman en avantajlı fiyatı hedeflemez; ana hedef zarar verici oynaklığı azaltmaktır.

9) Tam Korunma ve Kısmi Korunma

Risk yönetiminde her zaman yüzde yüz korunma yapılması gerekmez. Bazı durumlarda taraflar riskin tamamını kapatmak yerine bir kısmını açık bırakmayı tercih eder. Bunun nedeni, hedge maliyetinin yüksek olması, baz riskinin bulunması, vade uyumsuzluğu ya da tarafın piyasa hakkında sınırlı olumlu beklenti taşıması olabilir.

Tam korunma, riskin miktar ve vade bakımından mümkün olduğunca eksiksiz biçimde türev piyasaya taşınmasıdır. Kısmi korunma ise riskin sadece bir bölümünün kapatılmasıdır. Kurumsal uygulamada her iki yaklaşım da görülebilir.

Bu nedenle hedge stratejisini değerlendirirken “korunma yaptı mı yapmadı mı?” sorusundan çok, “ne kadarını ve hangi amaçla korudu?” sorusu önemlidir.

10) Vadeli Kontratlarla Hisse Portföylerinin Risk Yönetimi

Türev araçların risk yönetimindeki önemli kullanım alanlarından biri de hisse portföylerinin korunmasıdır. Elinde çok sayıda hisse senedi bulunan yatırımcı veya portföy yöneticisi, piyasanın genel düşüşünden zarar görebilir. Böyle bir durumda tüm portföyü satmak yerine, vadeli sözleşmeler aracılığıyla geçici korunma sağlamak daha pratik olabilir.

Burada genellikle endeks vadeli işlem sözleşmeleri kullanılır. Çünkü geniş bir portföyün taşıdığı risk, çoğu zaman piyasanın genel yönü ile yakından ilişkilidir. Eğer portföy genel olarak endeks hareketlerine duyarlıysa, endeks futures sözleşmesi ile portföyün sistematik riski azaltılabilir.

Mantık yine aynıdır: piyasa düşerse portföy zarar eder, ama futures pozisyonu kâr sağlar. Böylece toplam zarar sınırlandırılır. Bu sayede yatırımcı tüm hisselerini satmadan korunma sağlayabilir. Özellikle portföy yöneticisinin uzun vadeli yatırım görüşünü bozmak istemediği, ancak kısa vadeli düşüş riskinden çekindiği durumlarda, endeks futures ile korunma son derece işlevseldir.

Kritik Mesaj:
Hisse portföyü riskinde korunma çoğu zaman tek tek hisse bazında değil, endeks düzeyinde yapılır.

11) Portföy Riskini Yönetirken Neden Endeks Futures Kullanılır?

Endeks futures kullanmanın temel avantajı toplu korunma sağlamasıdır. Yatırımcı onlarca farklı hisseyi aynı anda satmak zorunda kalmadan, tek bir vadeli endeks sözleşmesi ile genel piyasa riskine karşı pozisyon alabilir. Bu da işlem kolaylığı, hız ve düşük operasyon maliyeti sağlar.

Ayrıca bazı portföyler kısa vadede elden çıkarılamayacak kadar stratejik olabilir. Portföy yöneticisi temel yatırım görüşünü korurken kısa vadeli piyasa düşüşlerinden kaçınmak isteyebilir. Böyle durumlarda vadeli sözleşmeler, geçici ama etkili koruma sağlar.

Elbette bu yöntemin tam etkinliği, portföy ile endeks arasındaki ilişkiye bağlıdır. Eğer portföy endeksi yakından izliyorsa korunma daha başarılı olur. Eğer portföy çok farklı hisse dinamikleri taşıyorsa, futures ile korunma tam örtüşmeyebilir. Ama yine de sistematik piyasa riskine karşı güçlü araçtır.

Ezber Kutusu:
Endeks futures = portföyün genel piyasa düşüşüne karşı toplu korunma aracı

12) Opsiyon Ürünlerinin Risk Yönetiminde Kullanımı

Opsiyonlar, risk yönetiminde futures sözleşmelerine göre daha esnek araçlardır. Bunun nedeni, opsiyonların yatırımcıya zorunluluk değil hak vermesidir. Bu yapı sayesinde yatırımcı olumsuz senaryoda korunurken, olumlu senaryoda fırsatların en azından bir kısmını koruyabilir.

Örneğin döviz, endeks veya hisse fiyatı düşüşüne karşı satım opsiyonu satın alınabilir. Eğer fiyat gerçekten düşerse opsiyon değer kazanır ve zarar azaltılır. Eğer fiyat düşmeyip yükselirse yatırımcı hakkını kullanmaz; sadece ödediği primi kaybeder. Böylece futures sözleşmelerindeki gibi katı fiyat kilitleme yerine, esnek sigorta mantığı kurulmuş olur.

Bu nedenle opsiyonla korunma, özellikle “aşağı yönlü büyük zarardan korunmak ama yukarı yönlü potansiyeli tamamen kapatmamak” isteyen taraflar için çok uygundur.

Sınav Notu:
Futures koruması daha doğrusal ve katıdır; opsiyon koruması daha esnek ama prim maliyetlidir.

13) Hisse Endeks Riskinin Put Opsiyonu ile Yönetimi

Hisse portföyünü korumada en bilinen yöntemlerden biri, endeks veya ilgili hisse üzerine satım opsiyonu satın almaktır. Put opsiyonu, belirli seviyeden satış hakkı verdiği için, portföy değerinin belirli eşiğin altına düşmesini sınırlayan bir sigorta işlevi görebilir.

Bu yöntemde yatırımcı portföyünü elinde tutmaya devam eder. Eğer piyasa sert biçimde düşerse, portföyde oluşan zararın bir kısmı put opsiyonundan elde edilen kazançla telafi edilir. Eğer piyasa düşmez ve hatta yükselirse, yatırımcı portföy kazancını korur; yalnızca opsiyon primi kadar maliyete katlanır.

Bu özellik put opsiyonunu “portföy sigortası” açısından çok değerli yapar. Çünkü yatırımcı aşağı yönlü koruma satın alırken, yukarı yönlü fırsatları tamamen terk etmek zorunda kalmaz. Futures ile korunmaya göre en büyük fark budur.

Tuzak:
Put opsiyonu ile korunma bedelsiz değildir. Esnekliğin maliyeti opsiyon primidir.

14) Futures ile Korunma ve Opsiyonla Korunma Arasındaki Fark

Futures ile korunma, fiyatı bugünden daha güçlü biçimde kilitlemeye yaklaşır. Taraf bir seviyeyi sabitleyerek belirsizliği azaltır. Ancak bunun karşılığında lehe fiyat hareketlerinden yararlanma imkânı da sınırlanabilir. Yani futures korunması daha doğrusal ama daha katı bir yapıdır.

Opsiyonla korunma ise doğrusal olmayan, daha esnek bir yapıdır. Olumsuz senaryoda koruma sağlar; olumlu senaryoda ise hakkı kullanmama serbestisi vardır. Bu yüzden opsiyonlar “sigorta” benzeri araçlar olarak görülür. Fakat bu esnekliğin bedeli primdir.

Sonuç olarak hangi aracın seçileceği, korunmak isteyen tarafın amacına bağlıdır. Eğer fiyatı daha net sabitlemek istiyorsa futures daha uygun olabilir. Eğer belirli bir taban koruma isterken lehe potansiyeli de korumak istiyorsa opsiyon daha uygun olabilir. Tek bir en iyi araç yoktur; ihtiyaç farklıysa korunma aracı da farklı olacaktır.

Kritik Mesaj:
Futures = daha katı koruma
Opsiyon = daha esnek koruma

15) Risk Azaltmak Ne Anlama Gelir?

Risk azaltmak, her senaryoda en yüksek kârı elde etmek anlamına gelmez. Hatta çoğu durumda olası yüksek kârın bir kısmından vazgeçmek pahasına, büyük zarar ihtimalini sınırlamak anlamına gelir. Bu nedenle korunma işlemleri bazen “kaçırılmış fırsat” gibi görünebilir. Ama kurumsal finansman açısından asıl hedef fırsat kovalamak değil, finansal istikrarı korumaktır.

Bir şirket bütçesini, maliyetini, borç servisini ve yatırım planını öngörülebilir hale getirmek ister. Aynı şekilde portföy yöneticisi de ani piyasa düşüşlerinin portföy performansını bozmasını sınırlamak isteyebilir. Türev ürünler tam da bu yüzden değer taşır.

Dolayısıyla risk yönetimi başarısı, “hiç zarar etmemek” değil, “zararın kabul edilebilir düzeyde kalması” ile ölçülmelidir.

Final Özet (Sınavlık)

  • Türev araçların en önemli kurumsal işlevlerinden biri risk yönetimidir.
  • Finansal riskler çoğu zaman bilanço uyumsuzluğundan doğar.
  • Kur riski, yabancı para cinsinden alacak veya borç taşıyan tarafların kur değişimlerinden etkilenmesidir.
  • Döviz borcu olan taraf kur artışından, döviz alacağı olan taraf kur düşüşünden etkilenir.
  • Hedge, mevcut finansal riski ters yönde pozisyon alarak dengeleme işlemidir.
  • İhracatçı genellikle kur düşüşünden korunmak için futures piyasasında kısa pozisyon alır.
  • İthalatçı genellikle kur yükselişinden korunmak için futures piyasasında uzun pozisyon alır.
  • Endeks futures sözleşmeleri hisse portföyünün genel piyasa riskini yönetmekte kullanılabilir.
  • Opsiyonlar, risk yönetiminde futures’a göre daha esnek koruma sağlar.
  • Put opsiyonu, portföy sigortasının en temel araçlarından biridir.
  • Futures korunması daha doğrusal, opsiyonla korunma ise daha esnektir.
  • Risk yönetiminin amacı maksimum kâr değil, daha öngörülebilir finansal sonuç üretmektir.

Öğrenim Hedefleri

  • Finansal riskin ve bilanço uyumsuzluğunun nasıl oluştuğunu kavrayabilmek
  • Kur riski taşıyan ithalatçı ve ihracatçının farklı korunma ihtiyaçlarını ayırt edebilmek
  • Döviz futures ile hedge mantığını açıklayabilmek
  • Hisse portföyü riskinin vadeli sözleşmelerle nasıl yönetilebileceğini yorumlayabilmek
  • Put opsiyonu ile portföy sigortasının mantığını anlayabilmek
  • Futures ile opsiyonla korunma arasındaki farkı açıklayabilmek

Önemli Notlar

EZBER: Döviz borcu olan taraf kur artışından, döviz alacağı olan taraf kur düşüşünden etkilenir.

EZBER: Hedge, mevcut riski ters pozisyonla dengelemektir.

EZBER: İhracatçı genelde kısa futures, ithalatçı genelde uzun futures ile korunur.

EZBER: Put opsiyonu portföy sigortasında temel araçtır.

EZBER: Futures daha katı, opsiyon daha esnek korunma sağlar.

Bu Konudaki Tüm Sorular

Aşağıda, ilgili konuya ait veritabanında kayıtlı tüm aktif sorular listelenmektedir.

Soru 1
KOLAY ID: 7665

Hedge nedir?

Hedge risk dengelemedir
Soru 2
KOLAY ID: 7666

İthalatçı hangi riskten korunur?

İthalatçı kur artışından zarar eder
Soru 3
KOLAY ID: 7667

İhracatçı hangi riskten korunur?

İhracatçı kur düşüşünden zarar eder
Soru 4
KOLAY ID: 7668

Futures alan yatırımcı neye karşı korunur?

Uzun pozisyon artışa karşıdır
Soru 5
KOLAY ID: 7669

Futures satan yatırımcı neye karşı korunur?

Kısa pozisyon düşüşe karşıdır
Soru 6
KOLAY ID: 7670

Put opsiyonu ne sağlar?

Put düşüş sigortasıdır
Soru 7
KOLAY ID: 7671

Hedge amacı nedir?

Amaç zarar kontrolüdür
Soru 8
ORTA ID: 7672

Opsiyonun avantajı nedir?

Opsiyon hak verir
Soru 9
ORTA ID: 7673

Hisse portföyü korunmak için ne yapılır?

Endeks futures satılır
Soru 10
KOLAY ID: 7674

Kur artışından kim zarar görür?

İthalatçı zarar eder
Soru 11
KOLAY ID: 7675

Kur düşüşünden kim zarar görür?

İhracatçı zarar eder
Soru 12
KOLAY ID: 7676

Futures nedir?

Futures zorunludur
Sayfa Gezinimi
Konu 18 / 24