Ticaret Hukuku
Ticaret Şirketlerine Giriş ve Uygulanacak Hükümler
Ticaret şirketlerinin türleri, ortak özellikleri, tüzel kişilik, sınırlı sayı ilkesi, ultra vires ilkesinin kaldırılması, elektronik kurullar, sermaye koyma borcu ve ticaret şirketlerine uygulanacak hükümlerin sistematiği sınav odaklı ve ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Konu İçeriği
Ticaret Şirketlerine Giriş ve Uygulanacak Hükümler
Ticaret hukuku içinde şirketler hukuku, özellikle sermaye piyasası alanında çalışanlar için son derece kritik bir alandır. Çünkü sermaye piyasasında ihraççı olarak karşımıza çıkan şirketlerin büyük çoğunluğu anonim şirket yapısındadır. Ancak anonim şirketleri doğru anlamak için önce ticaret şirketleri sistematiğini, yani bütün şirket türlerine ilişkin genel çerçeveyi kavramak gerekir. Bu bölümde, Türk Ticaret Kanunu'nun ticaret şirketlerine ilişkin genel hükümleri esas alınarak; şirket türleri, bunların ortak özellikleri, şirketlerin hukuk düzenindeki konumu ve temel ilkeleri ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.
1) Ticaret Şirketleri Neden Önemlidir?
Ekonomik hayatta büyük ölçekli yatırım, üretim, ticaret ve finansman faaliyetleri çoğu zaman bireyler üzerinden değil, şirketler üzerinden yürütülür. Şirket yapısı; sermayenin bir araya getirilmesini, riskin dağılmasını, yönetim organizasyonunun kurulmasını ve faaliyetin kişiden bağımsız biçimde devam ettirilmesini sağlar. Bu nedenle ticaret şirketleri, modern ekonomik düzenin temel organizasyon modellerinden biridir.
Ticaret şirketleri aynı zamanda hukuki güvenlik sağlar. Bir işletmenin kimin adına faaliyet gösterdiği, kimlerin hangi ölçüde sorumlu olduğu, kararların nasıl alınacağı, ortakların hak ve yükümlülükleri ve üçüncü kişilerin hangi kurallara göre korunacağı ticaret şirketleri hukuku sayesinde açıklığa kavuşur. Özellikle yatırımcı, alacaklı, çalışan ve kamu otoriteleri açısından bu kurallar büyük önem taşır.
SPL açısından meseleye bakıldığında ise ticaret şirketleri konusu; anonim şirketler, pay sahipliği, organlar, sermaye yapısı ve kurumsal yönetim gibi sonraki başlıkların temelidir. Bu nedenle ilk bölüm yalnızca teorik giriş değil, sonraki bütün konuların altyapısıdır.
Ticaret şirketleri konusu, anonim şirketler hukukuna giden yolun başlangıcıdır.
2) Türk Ticaret Kanunu'nda Ticaret Şirketleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ikinci kitabı ticaret şirketlerine ayrılmıştır. Kanun koyucu burada ticaret şirketlerinin türlerini, genel hükümlerini, yapısal değişikliklerini, şirketler topluluğunu ve şirket türlerine özgü özel düzenlemeleri sistemli şekilde ele almıştır.
Ticaret şirketlerine ilişkin düzenleme mantığı şu şekilde özetlenebilir: önce bütün ticaret şirketleri için geçerli olabilecek genel esaslar düzenlenir; daha sonra her şirket türüne özgü özel hükümler ayrıca belirlenir. Böylece hem genel ortak çerçeve korunur hem de her şirket türünün yapısal farkları dikkate alınır.
Kanundaki sistematik sınavda önemlidir. Çünkü bazen bir soruda “önce hangi hüküm uygulanır?” tarzında dolaylı bir mantık aranır. Bu nedenle şirketler hukukunda yalnızca kavramları değil, normlar hiyerarşisini de bilmek gerekir.
3) Ticaret Şirketi Türleri
Türk Ticaret Kanunu'na göre ticaret şirketleri; kollektif şirket, komandit şirket, anonim şirket, limited şirket ve kooperatif şirketten ibarettir. Burada kullanılan “ibarettir” ifadesi son derece önemlidir. Çünkü bu ifade, şirket türlerinin sınırlı sayıda belirlendiğini göstermektedir.
Uygulamada en çok karşılaşılan şirketler anonim ve limited şirketlerdir. Bunun temel nedeni, büyük ölçekli işletmelerin ve yatırım ilişkilerinin sermaye şirketleri üzerinden daha rahat örgütlenebilmesidir. Buna karşılık şahıs şirketleri, ortakların kişisel güven ilişkisinin ön planda olduğu daha farklı yapılardır.
- Kollektif Şirket
- Komandit Şirket
- Anonim Şirket
- Limited Şirket
- Kooperatif Şirket
Ticaret şirketleri sınırlı sayıdadır: kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif.
4) Şahıs Şirketi ve Sermaye Şirketi Ayrımı
Kanun ticaret şirketlerini yalnızca tek tek saymakla yetinmez; ayrıca bunları kendi içinde sınıflandırır. Bu sınıflandırmaya göre kollektif ve komandit şirketler şahıs şirketi, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ise sermaye şirketi niteliğindedir.
Şahıs şirketlerinde ortakların kim olduğu, kişisel güven, sadakat ve ortaklar arası ilişki daha büyük önem taşır. Sermaye şirketlerinde ise asıl vurgu ortakların kişiliğinde değil, getirilen sermaye ve şirket organizasyonundadır. Dolayısıyla şahıs şirketlerinde ortak yapısı daha kişisel; sermaye şirketlerinde ise daha kurumsaldır.
Sınavda burada yapılan temel ayrım çoğu zaman sorumluluk rejimiyle birlikte sorulur. Şahıs şirketlerinde ortakların sorumluluğu daha ağır ve kişisel nitelik gösterirken, sermaye şirketlerinde ortakların sorumluluğu kural olarak koydukları sermaye ile sınırlı yapıdadır.
| Şirket Türü | Sınıfı | Temel Vurgu |
|---|---|---|
| Kollektif | Şahıs Şirketi | Ortakların kişiliği ve güven ilişkisi |
| Komandit | Şahıs Şirketi | Ortakların farklı sorumluluk yapısı |
| Anonim | Sermaye Şirketi | Sermaye ve kurumsal yapı |
| Limited | Sermaye Şirketi | Sermaye ağırlıklı yapı |
Kooperatif ticaret şirketidir; ancak şahıs-sermaye ayrımında ayrıca dışarıda gösterilir.
5) Ticaret Şirketlerinin Ortak Özellikleri
Ticaret şirketleri farklı türlerden oluşsa da bazı ortak özellikleri paylaşır. Bu ortak özellikler, şirketler hukukunun genel çatısını meydana getirir. Sınavda bu başlık altında özellikle tüzel kişilik, sınırlı sayı ilkesi, hak ehliyeti ve yapısal değişiklikler öne çıkar.
- Tüzel kişiliğe sahip olma
- Sınırlı sayı ilkesine bağlılık
- Hak ehliyetinin işletme konusu ile sınırlı olmaması
- Sermaye koyma borcunun bulunması
- Birleşme, bölünme ve tür değiştirme imkânı
- Şirketler topluluğuna ilişkin düzenlemelere tabi olabilme
6) Tüzel Kişilik Ne Demektir?
Ticaret şirketlerinin tamamı tüzel kişiliğe sahiptir. Bu özellik, onları adi ortaklıktan ayıran en önemli farklardan biridir. Tüzel kişilik, şirketin ortaklarından bağımsız bir hukuk süjesi olarak kabul edilmesi anlamına gelir.
Tüzel kişiliğin sonucu olarak şirket; kendi adına mal edinebilir, borç altına girebilir, dava açabilir, dava edilebilir, ticaret unvanına sahip olabilir ve ayrı bir malvarlığı taşıyabilir. Böylece ortakların şahsi hayatı ile şirketin varlığı birbirinden ayrılmış olur.
Örneğin bir anonim şirketin bankadan kredi kullanması halinde borç, kural olarak doğrudan şirketin borcudur. Bu borç, otomatik olarak pay sahiplerinin kişisel borcu haline gelmez. İşte bu ayrım, sermaye şirketlerinin yatırım dünyasında neden çok tercih edildiğini de açıklar.
ABC A.Ş. bir ofis satın aldığında malik ortaklar değil, şirket olur.
Şirket dava açtığında davacı ortaklar değil, şirket tüzel kişiliğidir.
7) Sınırlı Sayı İlkesi (Numerus Clausus)
Ticaret şirketleri sınırlı sayı ilkesine tabidir. Bunun anlamı, kişiler kendi isteklerine göre kanunda sayılmayan yeni bir ticaret şirketi türü oluşturamazlar. Aynı şekilde mevcut şirket türlerinin ayırt edici özelliklerini karıştırıp yeni bir hibrit ticaret şirketi yaratmaları da mümkün değildir.
Bu ilkenin pratik sonucu şudur: bir ortaklık yapısı, kanunda sayılan şirket türlerinden birine açıkça girmiyorsa, çoğu zaman adi ortaklık olarak değerlendirilir. Dolayısıyla şirket tipleri serbestçe üretilemez; kanunun çizdiği kalıplar içinde kalınmalıdır.
Sınav sorularında bu ilke bazen “şirket türlerinin serbestçe belirlenememesi” şeklinde dolaylı biçimde de gelir.
“Kanunda yer almayan yeni bir ticaret şirketi türü kurulur” ifadesi yanlıştır.
8) Hak Ehliyeti ve Ultra Vires İlkesinin Kaldırılması
Eski sistemde şirketlerin hak ehliyeti, esas sözleşmede yazılı işletme konusu ile sınırlı kabul edilmekteydi. Buna göre şirket işletme konusu dışında bir işlem yaparsa, bu işlem bakımından ciddi geçerlilik tartışmaları doğabiliyordu. Bu yaklaşım ultra vires teorisi olarak bilinmekteydi.
Yeni Türk Ticaret Kanunu ile bu anlayış terk edilmiştir. Artık ticaret şirketleri, insanlara özgü nitelikler dışında kalan bütün haklardan yararlanabilir ve borç altına girebilir. Bu nedenle şirketin hak ehliyeti işletme konusu ile dar anlamda sınırlı değildir.
Ancak burada ince bir ayrım vardır: ultra vires ilkesinin kaldırılması, işletme konusunun önemini tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü esas sözleşmede yine şirketin işletme konusu yer alır. Özellikle temsil yetkisi ve üçüncü kişilerin iyi niyeti bakımından işletme konusu yine önem taşıyabilir.
Dolayısıyla sınav açısından doğru ifade şudur: şirketlerin hak ehliyeti işletme konusu ile sınırlı değildir; fakat işletme konusu esas sözleşmede yer almaya devam eder ve bazı hukuki değerlendirmelerde önem taşır.
Ultra vires kaldırılmıştır; ancak işletme konusu tamamen önemsiz hale gelmemiştir.
9) Kurulların Elektronik Ortamda Yapılabilmesi
Türk Ticaret Kanunu'nun getirdiği yeniliklerden biri, şirket organlarının elektronik ortamda toplanabilmesine olanak tanınmasıdır. Özellikle sermaye şirketlerinde yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarının belirli şartlarla elektronik ortamda yapılabilmesi mümkündür.
Bu düzenleme, şirketlerin coğrafi sınırları aşan ve dijitalleşen yapısına uyum sağlamak amacı taşır. Elektronik ortamda katılım, öneride bulunma, görüş açıklama ve oy kullanma, fiziki katılımın doğurduğu hukuki sonuçları doğurabilir.
Özellikle pay senetleri borsaya kote edilmiş şirketlerde elektronik genel kurul sistemi önem taşır. Bu alan, sermaye piyasası mevzuatı ve kurumsal yönetim uygulamalarıyla da doğrudan bağlantılıdır.
10) Sermaye Koyma Borcu Nedir?
Şirketin temel unsurlarından biri sermayedir. Bu nedenle ortaklar, şirkete sermaye koyma borcu altına girerler. Sermaye, şirketin faaliyetini sürdürebilmesi, alacaklılara güven vermesi ve ekonomik amacını gerçekleştirebilmesi için zorunlu bir unsurdur.
Ticaret hukuku bakımından sermaye yalnızca para anlamına gelmez. Kanunda öngörülen şartlar dahilinde para, alacak, kıymetli evrak, taşınır, taşınmaz, fikri mülkiyet hakkı, ticari işletme ve devredilebilir ekonomik değerler de sermaye olarak getirilebilir. Ancak her şirket türü bakımından bunların tamamı aynı ölçüde mümkün değildir.
Özellikle anonim şirketlerde ayni sermaye konusunda daha sıkı kurallar vardır. Hizmet edimi, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar anonim şirkete sermaye olarak konulamaz.
Anonim şirkette kişisel emek ve hizmet edimi sermaye olamaz.
11) Sermaye Koyma Borcunun İhlali ve Sonuçları
Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi halinde şirket, borcun ifasını talep edebilir ve gerekli durumlarda dava açabilir. Ayrıca gecikme sebebiyle zarara uğramışsa tazminat isteyebilir. Bazı hallerde temerrüt faizi de söz konusu olur.
Anonim şirketler bakımından özellikle pay bedelinin süresinde ödenmemesi halinde ıskat gibi özel yaptırımlar gündeme gelebilir. Bu yaptırımlar, şirket sermayesinin gerçekten ve güvenli biçimde oluşmasını sağlamaya yöneliktir. Çünkü şirket sermayesi yalnızca ortaklar arasındaki bir mesele değil, alacaklıların ve piyasanın güvenliği bakımından da önemlidir.
12) Ortakların Kişisel Alacaklıları ve Şirket İlişkisi
Bir ortağın kişisel borçları sebebiyle alacaklılarının şirket üzerindeki hakları da önemlidir. Kanun, şahıs şirketleri ile sermaye şirketleri bakımından bu konuda farklı sonuçlar öngörür.
Şahıs şirketlerinde ortakların kişisel alacaklıları daha çok ortağa düşen kâr payı veya tasfiye payı üzerinden hak elde edebilir. Sermaye şirketlerinde ise alacaklılar, borçlu ortağın payı üzerinde haciz ve paraya çevirme yoluna daha rahat başvurabilir. Böylece şirket yapısına uygun farklı koruma mekanizmaları kurulmuş olur.
13) Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme
Ticaret şirketleri statik yapılar değildir. Ekonomik ihtiyaçlar, büyüme stratejileri, yeniden yapılanma kararları veya piyasa koşulları sebebiyle şirketler birleşebilir, bölünebilir veya tür değiştirebilir. Kanun bu işlemleri ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.
Birleşme, bir veya birden fazla şirketin başka bir şirketle tek çatı altında toplanmasını ifade eder. Bölünme, şirket malvarlığının belirli bölümlere ayrılarak başka şirketlere aktarılmasıdır. Tür değiştirme ise şirketin hukuki kalıbını değiştirmesi, fakat ekonomik devamlılığını korumasıdır.
Bu işlemler, şirketler hukukunda yapısal değişiklikler olarak anılır. Sınav açısından bu başlıklar genel mantık düzeyinde bilinmelidir: şirketler gerekli şartlarla birleşebilir, bölünebilir ve tür değiştirebilir.
Birleşme, bölünme ve tür değiştirme = şirketlerin yapısal değişiklik işlemleri
14) Şirketler Topluluğu
Modern ekonomik düzende şirketler çoğu zaman tek başına değil, grup yapısı içinde faaliyet gösterir. Bir şirketin başka bir şirket üzerinde hâkimiyet kurması halinde şirketler topluluğu ilişkisi doğabilir. Bu durum özellikle bağlı şirket, hâkim şirket, talimat, denetim ve menfaat dengesi bakımından önem taşır.
Şirketler topluluğu düzenlemeleri, ekonomik gücün grup içinde nasıl kullanıldığını ve bağlı şirketlerin ne şekilde korunacağını belirler. Bu konu, özellikle büyük holding yapıları ve çok şirketli ekonomik gruplar bakımından önemlidir.
15) Ticaret Şirketlerine Uygulanacak Hükümlerin Sırası
Şirketler hukukunda uygulama sırası önemlidir. Öncelikle ilgili şirket türüne ilişkin özel hükümler uygulanır. Eğer özel hüküm yoksa ticaret şirketlerine ilişkin genel hükümler devreye girer. Bunlarda da çözüm bulunamıyorsa Türk Medeni Kanunu'nun tüzel kişilere ilişkin hükümleri ve Türk Borçlar Kanunu'nun adi ortaklığa ilişkin hükümleri uygun düştüğü ölçüde uygulanabilir.
Bu sistematik, sınavda genellikle doğrudan kanun maddesi sorusu gibi değil; “hangi düzenleme öncelikle dikkate alınır?” mantığında karşımıza çıkar. Bu nedenle sadece tanımları değil, hukuki sistematiği de öğrenmek gerekir.
1. İlgili şirket türüne ait özel hükümler
2. Ticaret şirketlerine ilişkin genel hükümler
3. TMK tüzel kişilere ilişkin hükümler
4. TBK adi ortaklığa ilişkin hükümler
16) Sınav Açısından En Kritik Noktalar
- Ticaret şirketleri sınırlı sayı ilkesine tabidir.
- Ticaret şirketlerinin tamamı tüzel kişiliğe sahiptir.
- Kollektif ve komandit şirket şahıs şirketidir.
- Anonim ve limited şirket sermaye şirketidir.
- Kooperatif ticaret şirketidir.
- Ultra vires ilkesi kaldırılmıştır.
- Şirketler yapısal değişiklik olarak birleşebilir, bölünebilir ve tür değiştirebilir.
- Sermaye koyma borcu şirketin temel unsurlarındandır.
- Anonim şirkette kişisel emek ve hizmet edimi sermaye olamaz.
- Elektronik genel kurul ve elektronik yönetim kurulu toplantıları mümkündür.
Final Özet
Ticaret şirketleri konusu, şirketler hukukunun çerçeve bölümüdür. Bu bölümde şirket türlerinin neler olduğu, bunların nasıl sınıflandırıldığı, neden tüzel kişiliğe sahip oldukları, neden sınırlı sayı ilkesine bağlı oldukları ve şirketlerin ekonomik-hukuki yapısının hangi temel ilkelere dayandığı açıklanır. Şirketlerin hak ehliyeti, sermaye koyma borcu, yapısal değişiklik imkânları ve şirketler topluluğu kavramı da bu genel sistematik içinde değerlendirilir. Bu konu iyi öğrenildiğinde anonim şirketler, pay sahipliği, organlar, sermaye değişiklikleri ve denetim gibi sonraki konular çok daha kolay anlaşılır.
Öğrenim Hedefleri
- Ticaret şirketi kavramını ve şirketler hukukundaki yerini kavramak
- Ticaret şirketi türlerini doğru sınıflandırabilmek
- Şahıs şirketi ile sermaye şirketi ayrımını anlayabilmek
- Tüzel kişiliğin sonuçlarını açıklayabilmek
- Sınırlı sayı ilkesinin anlamını öğrenmek
- Ultra vires ilkesinin kaldırılmasının sonuçlarını kavramak
- Sermaye koyma borcunun genel mantığını anlamak
- Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerini genel çerçevede tanımak
- Şirketler topluluğu kavramını genel düzeyde kavrayabilmek
- Ticaret şirketlerine uygulanacak hükümlerin sırasını öğrenmek
Önemli Notlar
EZBER: Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatiften ibarettir.
EZBER: Kollektif ve komandit şirket şahıs şirketidir.
EZBER: Anonim ve limited şirket sermaye şirketidir.
EZBER: Ticaret şirketlerinin tamamı tüzel kişiliğe sahiptir.
EZBER: Ultra vires ilkesi kaldırılmıştır.
EZBER: Anonim şirkette kişisel emek ve hizmet edimi sermaye olarak konulamaz.
EZBER: Birleşme, bölünme ve tür değiştirme ticaret şirketlerinin yapısal değişiklik işlemleridir.
Bu Konudaki Tüm Sorular
Aşağıda, ilgili konuya ait veritabanında kayıtlı tüm aktif sorular listelenmektedir.